Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1108 E. 2026/1052 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1108
Karar No
2026/1052
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1108 Esas 2026/1052 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1108 KARAR NO : 2026/1052

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/04/2026 NUMARASI : 2026/148 Esas 2026/328 Karar DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 23/02/2026 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2026

Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; temsilcisi ve ortağı olduğu ... ... Ltd Şti'nin 2003 yılında kurulduğunu ve terkin edildiğini, şirket adına ... plakalı aracın kayıtlı olduğunu, aracın satışının yapılacağından ... ... Ltd Şti'nin ... plakalı aracın satış işlemleri ile sınırlı olarak ihyasına ve satış işlemi için tasfiye memuru olarak kendisinin görevlendirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, ihyası istenen şirketin 09/06/2003 tarihinde kurulduğunu ve TTK 'nun geçici 7. Maddesi gereğince 03/02/2015 tarihinde terkin edildiğini ve bu kararın 06/02/2015 tarih 8753 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, şirketin tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara çağru yapılan 3 ilan gazetelerinin yayınlanığını ,dava konusu şirketin Geçici 7.maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını belirterek davanın süre yönünden usulden reddine karar verilmesini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK'nin 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasına, davada yasal hasım olduklarından tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ihyası talep edilen Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile kayıtlı olup ticaret sicil müdürlüğünden terkin edilen ... ... San. ve Tic. Ltd.Şti.nin geçici 10. Md kapsamında şirket sermayesini 10.000TL'ye çıkarmadığı için 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ihyası istenen şirkete bila tebliğ edildiğine ilişkin belgenin bulunmadığı ve ticaret sicilinden 03/02/2015 tarihinde terkin edildiği ancak anılan şirket adına kayıtlı ... plakalı araç bulunduğu, Şirketin terkin tarihi olan 03/02/2015 tarihi ile dava tarihi 23/02/2026 tarihi arasında yasal 5 yıllık hak düşürücü süre geçmekle birlikte şirketin tasfiye edilmemiş mal varlığının bulunduğu, dava konusu ... plakalı aracın dosyadaki sicil kayıtlarına göre halen ihyası istenen şirket adına tescilli olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı olup ticaret sicilinden davalı Ticaret Sicili Müdürlüğünce TTK.geçici 7.maddesi uyarınca resen terkin edilen ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin tüzel kişiliğinin şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın satımı ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve ek tasfiyesine, ek tasfiye işlemlerini sağlamak üzere tasfiye memuru olarak ...' ın (T.C. ... ) tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve ilanına, tescil ve ilan işlemleri yapmak üzere davacı vekiline yetki verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtarın ve tasfiyenin usulüne uygun yapıldığını, yasal hasım olan müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; ticaret sicilinden terkin olunan şirket tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ticaret sicil müdürlüğüne yazılan müzekkere verilen cevabı yazıda; ihyaya konu edilen şirketin sermayesi yasal sınırın altında olması nedeniyle münfesih durumda olduğu gerekçesiyle şirkete yapılan ihtar ve 07/10/2013 tarih, 8420 sayılı ve 07/07/2014 tarih, 8606 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanlar ile 6552 sayılı Kanun 134. maddesi ile 6102 sayılı Kanun Geçici 10. maddesinde belirlenen sürede sermayelerini asgari tutara yükseltmeyen şirketin 03/02/2015 tarihinde kaydının ticaret sicilinden re'sen silindiği ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 06/02/2015 tarih 8753 sayısında ilan edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında yer alan aktif araç sorgu raporu incelendiğinde, dava konusu ... plakalı aracın ihyası istenilen şirket adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Bilindiği üzere 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca 1.7.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre limited şirketler, 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 1.7.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması sebebiyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Anılan maddenin 4. fıkrasına göre; Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Somut olaya gelince, ihyası istenen şirketin davalı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca sermayesini 01/07/2015 tarihine kadar 10.000 TL'ye artırmayarak şirketin münfesih duruma düştüğüne dair ihtarnamenin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 07/07/2014 tarih 8606 sayısında ilan ettirilerek 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinde belirtilen sürede sermayesini asgari tutara yükseltmediğinden bahisle 03/02/2015 tarihinde kaydının ticaret sicilinden re'sen silindiği, ihyası istenilen şirketin ortağı olan davacı tarafça şirket üzerine kayıtlı aracın satılarak şirket kayıtlarının kapatılması amacıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesinin 4 fıkrasında; Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır. Ticaret sicili müdürlüklerince; 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarda; ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılacağı" hükmü yer almaktadır. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapıldığına ilişkin tebligat bulunmamaktadır. İhyası istenen şirketin adresine çıkarılan tebligat ise tebliğ edilemeyip "taşınmış" olması sebebiyle iade edilmiştir. Ancak 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilebilir. Bu durumda mahkemece, davalı ticaret sicil müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği gözetilerek davalı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın ilk derece mahkemesince kabulü ile sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü kaydı silinen şirketin,şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın satımı ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve ek tasfiyesine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan yukarıda açıklandığı üzere usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine HMK'nın 312. maddesindeki koşulların da oluşmadığı dikkate alınarak HMK'nın 326. maddesi gereği yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesi de yerindedir. O halde davalının bu yöndeki istinaf sebeplerinin de reddi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinden alınması gerekli olan harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 17/07/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1108, K. 2026/1052, T. 17.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1108-e-2026-1052-k-1adb42bb4927