İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1336 E. 2026/635 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1336
- Karar No
- 2026/635
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1336 Esas KARAR NO : 2026/635
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali) DAVA TARİHİ : 03/07/2026 KARAR TARİHİ : 18/08/2026
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacının mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...Tic.Ltd.Şti., uzun süreden bu yana ...Tic. Ltd. Şti. (...) ile süregelen bir ticari ilişki içinde olduğunu; ticari ilişkiye istinaden dava dışı ...firması tarafından müvekkili firmaya dava konusu ettikleri keşidecisi ... Şti olan, USD 5.000 (beş bin Amerikan Doları), 31.07.2026 vade tarihli senet ciro edildiğini, ... şirket yetkilisi ..., dava konusu senedi müvekkili şirketi adına teslim almak üzere görevlendirilen müvekkil firma çalışanı ...'e fiziken 19.02.2026 tarihinde ...' ta teslim ettiğini, senedin devir teslimi bu şekilde gerçekleştiğinden, müvekkili şirketinin söz konusu senedi hamilin elinde meşru biçimde bulundurmakta idi ancak senedin teslimini gerçekleştiren çalışan ...'in, senedi müvekkili şirketi merkezine iletemeden senedi kaybettiğini beyan ederek ivedilikle teminatsız olarak keşidecisi ... Ltd. Şti. Olan vadesi 31.07.2026 olan 5.000 USD bedelli dava konu senet hakkında öncelikle ve tedbiren üçüncü kişilere ödenmemesi ve icra takibine konu yapılmaması cihetinde ödeme yasağı konulmasına, aksi kanaatte olunması halinde teminat yatırılması yönünde bir karar verilmesi hâlinde, müvekkili firmanın 5.000 USD (veya TL karşılığı) tutarında banka teminat mektubu sunabileceğinin kabul edilmesine, dava sonunda müvekkiline iade edilmesine, dava konusu senedin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, 6102 sayılı TTK'nun 778/1-(ı) bendi delaletiyle TTK'nun 757., 764. ve devamı maddelerine istinaden açılmış zayi nedeniyle bono iptali davasıdır. -Davacı vekilinin 14/07/2026 havale tarihli dilekçesinde; davadan feragat ettiklerini bildirdiği görülmüştür. -Davacı vekilinin dosyada mevcut vekaletnamesinde davadan feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür. -6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu' nun 307. maddesinin ; "1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir" hükmü gereğince davadan feragat, davacının, davacının istem sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçtiği yönününde mahkemeye yaptığı tek taraflı açıklamasıdır. -6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu' nun 309. maddesinde; "1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. 2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. 3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. 4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmü gereğince kabul, dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir. Karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmayan feragat beyanın kayıtsız koşulsuz olmalıdır (Ercan, İsmail; Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2011, s. 321 vd.)" hükmüne yer verilmiştir. -6100 sayılı sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu' nun 312. maddesinin; "1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. 2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmü gereğince davadan feragat eden taraf aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. -Harçlar Kanununun 22. Maddesine göre; Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. -6100 sayılı HMK' nın 311/1. fıkrası gereği feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurması ve 6100 sayılı HMK' nın 309/2. maddesi gereği hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması sebebiyle davanın feragat ile reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının feragat ettiği anlaşıldığından HMK 307 vd. Maddeleri gereğince REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır