Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1356 E. 2026/2456 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1356
- Karar No
- 2026/2456
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/33 E., 2024/2004 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıkamış 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/432 E., 2019/194 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörenin orman tahdit çalışmaları yapılmamış olup 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) kapsamında 2007 yılında Orman Kadastrosu ile Arazi Tapu Kadastro çalışmaları birlikte yapılarak,... köyü 1 02... parsel numaralı taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş ve 30 günlük ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesine dava açılmadığından yapılan tespit kesinleşmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ...köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1 52... , 2 41... , 48... parsel, 1 02... , 2 40... ve 1 85... parsel sayılı hemen yanında da 2.200 m²lik dere yatağı olarak kayıtlı görünen taşınmazların davalılar adına taşınmazlar yapılan tapu kaydının iptaline ve müvekkil adına taşınmazların tapuya tescilini talep etmiştir. 3. Sarıkamış Asliye Hukuk Mahkemesince, 1 02... parsel yönünden 2017/4 Esas sayılı dosyadan tefrik edilerek eldeki 2017/432 Esasa kaydı yapılmış ve yargılamaya ...köyü 1 02... parsel yönünden devam edilmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın orman vasfında olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın 1957 tarihli ve 1/25000 ölçekli memleket haritasında dava edilen kısmın harita kenar lejantında orman asli ağaç türü olan ibreli ağaç rumuzlu alanlara, orman amenajman haritasında ise orman kısmına isabet ettiği anlaşıldığından dava konusu taşınmazın halen yürürlükte olan 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman tanımı içine girdiği, yani Devlet Ormanı sayılan yerlerden olduğu bu nedenle, zilyetlikle ormandan yer kazanılması mümkün olmadığı ve dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun kapsamında yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazın 1 02... parsel sayılı orman parseli içinde tespitinin yapılmış olmasının yerinde olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; hava fotoğraflarına bakıldığında dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olmadığını görüldüğü gibi dava konusu taşınmazın komşu taşınmazlarının çoğunluğunun şahıs arazisi olduğunu, dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olmadığını ve taşınmazda ormana dair bir iz ve emarenin olmadığının açıkça görüldüğünü, taşınmazın bulunduğu alanda 3402 sayılı Kanunu’nun uygulamasından önce 31 16... sayılı Kanunlar bazında yapılmış orman tahdit haritasının oluşturulduğunu ve orman kadastrosunun daha önce yapıldığı halde müvekkilin dava konusu taşınmazının o zaman orman tahdit alanında olmadığını ve orman tahdit sınırına alınmadığını, fotoğraflardan da tarım arazisi olarak kullanıldığının anlaşıldığını, dava konusu taşınmazın müvekkile ait şahıs arazisi olduğunun mahalli bilirkişiler tarafından da belirtildiği halde davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.