Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1328 E. 2026/2454 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1328
Karar No
2026/2454
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1985 E., 2024/1259 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/39 E., 2023/166 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 04... parsel sayılı 7.830.521,63 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; ... köyünde bulunan 1 04... parsel sayılı taşınmazda yer alan alanın uzun süredir davacı tarafından kullanıldığını, 30 dönümlük kısmının davalı ..., Orman ve Hayvancılık Bakanlığı adına yazıldığını, eski tapu kaydının da bulunduğunu ileri sürerek, 1 04... parsel içindeki 30 dönümlük kısmının tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz... köyü sınırları içerisinde bulunan ve tapunun 1 04... parsel numarasında kayıtlı orman vasıflı Hazine arazisi olduğunu, dava konusu taşınmaz 08.09.2015 tarihinde ifraz işlemi sonucu orman vasfıyla Hazine taşınmazı olarak tescil edildiğini, taşınmazın vasfının orman olması nedeniyle ... ... Şefliği 11.05.2017 tarihinde süresiz olarak o zamanki adı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı adına tahsisinin yapıldığını ve tahsis işleminin halen devam etmekte olduğunu, bu nedenle dava konusu taşınmaz tahsis tarihi itibarıyla, Tarım ve Orman Bakanlığının tasarrufu altında olup, taşınmazın korunması ve gözetilmesi bu Bakanlık tarafından yapıldığını ileri sürerek öncelikle davanın usulden reddine, aksi kanaat hasıl ise hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... İdaresi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parselin kadastro çalışmaları sonucu orman olarak tespit edildiğini, askı ilan süresi içerisinde herhangi bir itirazının olmadığını, Anayasa'nın 169. maddesi uyarınca Devlet ormanlarının tapu kaydı, zilyetlik, veya zamanaşımı süresi ile iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve Tarım ve Orman Bakanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamından 1966, 19 85... tarihli memleket fotoğraflarında yapraklı ağaçlarla kaplı orman alanı olarak gösterildiği, en eski 19 59... tarihli hava fotoğraflarında dört tarafının orman olduğu, üzerinin kestane ve kayın ağaçları ile kaplı olduğu, ziraat faaliyet olmadığı, 1973 yılında ise ormandan açma yapıldığı, taşınmazın halen dört tarafının orman parseli ile çevrili olduğu bu nedenlerle orman sayılan yerlerden olduğu, ayrıca davacı tarafın tutunduğu 1 evlek (250 m²) yüzölçümlü 8 Mart 1317 tarihli tapuda davacının adının geçmediği, anılan tapunun 4785 sayılı Orman Kanunu'na Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanun'un Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) karşısında hukuken herhangi bir değer taşımaması da nazara alındığında da davacı tarafın istinaf itirazlarının yerinde olmadığı; diğer taraftan harçlandırılmış dava değeri üzerinden karar tarihindeki tarife gereği kendisini vekil temsil eden davalılar Hazine ve ... lehine aralarında zorunlu dava arkadaşlığı olması sebebiyle tek vekalet ücreti takdir edilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, her ne kadar davada birden fazla davalı varsa da davalılar yönünden ret kararı gereğince tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken her iki kuruma ayrı ayrı vekalet ücreti takdirinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Tarım ve Orman Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurumunda dosyada taraf olarak bulunduğu ve vekil ile temsil edildiği halde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine aykırı olarak vekalet ücreti hükmedilmemesi sebebiyle hukuka aykırı karar verildiğini, davacı tarafça Mahkemenize sunulan temyiz dilekçesindeki aleyhe hususları kabul etmediklerini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince davalı ... İdresi açısından daha fazla vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca taraflarınca bir miktar yargılama giderinin de yapılmış olduğunu, lehlerine yargılama giderine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

4. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında da görüleceği üzere dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla değeri 660.208,43 TL olup, davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücreti, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla değeri üzerinden hesaplandığında, gerekçeli kararda hükmedilen 90.622,93 TL olmayıp, 98.429,18 TL olduğunu ve davalı iki taraf bulunduğundan ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1328, K. 2026/2454, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1328-e-2026-2454-k-905b92ebc66a