Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3858 E. 2026/205 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3858
Karar No
2026/205
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/57 E., 2025/1193 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/280 E., 2023/104 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 29 32... parsel sayılı taşınmaz orman vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekilleri tarafından 06.08.2012 tarihinde önceki maliki ...'den haricen satın alındığını, taşınmazın 20 yıl süre ile ... tarafından, 2012 yılından itibaren de müvekilleri tarafından nizasız fasılasız kullanıldığını öne sürerek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davacı ... vekili birleşen dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda müvekkilinin önceki tarihlerde tarım, meyve-sebze yetiştiriciliği ve bahçecilik yaptığını öne sürerek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Asli müdahil ... vekili dilekçesinde; dava konusu taşınmazın öncesinde murisleri sonrasında da müvekkili tarafından 100 yılı aşkın süredir kullanıldığını öne sürerek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları ve tanık beyanları uyarınca davacılar ve asli müdahil lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı, birleşen dosya davacısının ise dava konusu taşınmazda hiçbir zaman zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesi ile davaların reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve asli müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkileri lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kadimden beri müvekkili ve ailesinin tasarrufunda olduğunu, eylemli olarak tarımsal faaliyetin, yeterli verimin elde edilememesi ve son yıllarda bölgede hayvancılığın yapılamaz oluşu nedeniyle sonlandığını, ancak taşınmazdan hiçbir dönem el çekilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı ve davacılar veya asli müdahil yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve asli müdahil vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3858, K. 2026/205, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3858-e-2026-205-k-2cadf96fb978