Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1576 E. 2026/3976 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1576
- Karar No
- 2026/3976
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2192 E., 2025/2788 K DAVA TARİHİ : 15.01.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/63 E., 2025/297 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacı tarafça işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesine ve işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine yönelik iki ayrı dava açılmış olup alacak davası bakımından, hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Tespit davasına ilişkin olarak ise gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı iş yerinde kalite kontrol sorumlusu olarak çalıştığını iş sözleşmesinin evlilik nedeni ile sonlandırmasına rağmen davalı işverence işten çıkış kodunun gerçeğe aykırı şekilde bildirildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti ve ayrımcılık tazminatının davalıdan tahsiline ve işten çıkış kodunun değiştirilerek gerçeğe uygun şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının evlilik nedeniyle işten ayrıldığına yönelik iddianın gerçeği yasıtmadığını, davacının iş yerinde başka bir çalışana "buruşuk" diyerek hakaret ettiğini, başka bir işçiye güldüğünü, olumsuz tutum ve davranışlar sergilediğini, bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 28.11.2017- 04.12.2020 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığı, davacının 28.07.2020 tarihinde evlendiği, iş sözleşmesini ise 04.12.2020 tarihinde feshettiği, her ne kadar davalı tarafça, davacının başka bir çalışanına "buruşuk" diyerek hakaret ettiği davacının bu nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini savunulmuş ise de davacının işten ayrılmasından sonra söz konusu olayın gerçekleştiği anlaşıldığından davalının bu savunmasına itibar edilmediği, davacının kıdem tazminatı talebinin kabul edildiği, davacının bakiye brüt 2.586,87 TL ücret alacağı ile 2 günlük yıllık izin alacağı olduğu, ispat olunmayan ayrımcılık tazminatı talebinin reddine karar verildiği, işten çıkış kodunun düzeltilmesi davası bakımından ise hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin evlilik nedeniyle sona erdirildiği anlaşıldığından kıdem tazminatının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu, davacının bakiye 2 günlük izin alacağı olduğu, ödenmeyen brüt 2.586,87 TL ücret alacağının hüküm altına alınmasının doğru olduğu, şartları oluşmayan ayrımcılık tazminatının reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacının işten çıkış kodunun düzeltilmesi talebine yönelik Yargıtay içtihatları gereğince hukuki yararın bulunduğu, Mahkemece anılan talebin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekilinin alacak davasına ilişkin temyizi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. 2. Davalı vekili tespit davasına ilişkin temyiz dilekçesinde; a. Eda davası açılmasının mümkün olduğu durumlarda tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, işten çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, b. İki ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işten çıkış kodunun düzeltilmesi istemi ile vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Alacak Davası Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Tespit Davası Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.