Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2294 E. 2026/1262 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2294
Karar No
2026/1262
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2294 KARAR NO : 2026/1262

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/02/2023 (Dava) - 05/10/2023 (Karar) NUMARASI : 2023/136 Esas - 2023/740 Karar DAVA : Tazminat BAM KARAR TARİHİ : 02/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/07/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2023 tarihli 2023/136 Esas ve 2023/740 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.09.2022 tarihinde müvekkilinin maliki olduğu ..... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .... plakalı araçların trafik kazasına karıştığını, kaza sonrasında müvekkiline ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta 45.000,00 TL değer kaybı bedeli tespit edildiğini, ancak davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine herhangi bir ödeme yapılmadığından bahisle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL değer kaybı bedeli ve 500,00 TL ekspertiz ücretinin davalıdan hasarın ret tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 20/06/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 35.000,00 TL değer kaybı bedelinin hasarı ret tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, 500,00 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazaya karışan ... .. plakalı aracın 02.10.2021-02.10.2022 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde sigortalandığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limitiyle sınırlı olduğunu, ayrıca kusur yönünden inceleme yapılmasının gerektiğini, davacı tarafın talep etmiş olduğu 500,00 TL ekspertiz ücretinin ise haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın avans faizi talebinin de haksız olduğunu ve müvekkili şirketin yasal faiz ile sorumlu olduğundan bahisle, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece, ''...davalı tarafa ait sürücü ....'in sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araç ile meskun mahal dışı, gündüz vakti ve görüş mesafesinin açık olduğu İzmir İli, Bayraklı İlçesi,.... Mahallesi, ...Bayraklı Tünelleri .. Karşıyaka istikametine doğru seyir halinde iken dıkkatınr gereği gibi yola ve seyir yönüne verip aracının hızını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, aracının hızını görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlamadığı, görüş mesafesinin açık olduğu iki yönlü yolda önünde ayni yön ve istikamette seyir halinde ve sürücüsü ... olan ... plaka sayılı davacı aracı ile takip mesafesinde seyretmeye özen göstermediği, görüş alanını yeterince kontrol altında tutmadığı, güvenli bir mesafe gözeterek seyretmesi, ön ilerisinde yavaşlayan araç nedeniyle etkili tedbir alması gerekirken, bu hususlara riayet etmeden kontrolsüzce seyri sırasında sevk ve idaresindeki aracın ön kısımları ile; ön ilerisindeki .... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması ile olayın meydana gelmesine sebebiyet vermiş, dikkatsiz, özensiz ve kurallara aykırı hareket etmesine bağlı olarak sevk ve idare hatasıyla çarptığından 2918 Sayılı Karayolu Trafik Kanunu'nun Madde 56/1-c) “Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar” ve ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun uygulamasını esas ve- usuüller yönünden belirleyen Karayolları Trafik Yönetmeliği Madde 107 — “Sürücüler, önlerinde giden araçları güvenli ve gerekli bir mesafeden takip etmek zorundadırlar” - kurallarını ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda .... plaka sayılı araç sürücüsü ....'in “ETKEN OLDUĞU” ve davacı tarafa ait sürücü ... ...’ın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araçla Bayraklı Tünellerinde trafik kurallarına uygun bir şekılde seyir halinde olduğu, geriden gelen ve kullandığı aracın arka kısmına çarpan .... plaka sayılı araç nedeniyle söz konusu kazada önlem alma imkanı bulunmadıiğından ve sonuç olarak herhangi bir trafik kural ihlali yapmadığı anlaşıldığından kazanın oluşumunda .... plaka sayılı araç sürücüsü .....'in “ETKEN OLMADIĞI", dava konusu .... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar dikkate alındiğında; dava dışı .. .. plaka sayılı araç sürücüsü .... ile .... plaka sayılı araç sürücüsü ....'ın kazanın oluşumunda “ETKEN OLMADIKLARI” nın belirlendiği, böylelikle meydana gelen kazada davacının %100 kusursuz olduğunun kabulünün gerektiği, davacının aracının modeli, yaşı, kasko değeri, hasar geçmişi, emsal araçların değeri ve hasar miktarı dikkate alınarak davacıya ait araçta 35.000,00 TL değer kaybının meydana geldiği, davacının, değer kaybının ödenmesi için davalıya 28/12/2022 tarihinde yapılan ihbara rağmen davalı tarafça 2918 sayılı KTK nun 99 md. si gereğince 8 iş günü içerisinde ödemediği, davalı sigortanın 10.01.2023 tarihinde temerrüde düştüğü, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığı...'' gerekçesiyle; ''...Davanın KABULÜYLE, 35.000,00 TL değer kaybı bedelinin sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 10.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 13.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sadece .... sigortalı araç sürücüsünün etken olduğu değerlendirilmiş olup, 15.09.2022 tarihli kaza tespit tutanağında ise; .... plakalı aracın da kazanın oluşumunda etken olduğunun tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı arasında çelişki bulunması nedeniyle, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerekmekteyken, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan, rapora karşı esaslı itirazları değerlendirilmeden, dosyanın tek bir rapor uyarınca karara çıkarılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan raporda, davacının aracında 35.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği tespit edilmiş olup, kaza tarihinde 11 yaşında, 430,070 KM' de ve 2 adet hasar kaydı bulunan böyle bir araçta 35.000,00 TL değer kaybı oluşmasının mümkün olmadığını, kaza tarihinde yeni, sıfır olmayan davacıya ait aracın parçalarının yıpranmış olması sebebiyle, araçta değişen ve yenilenen orijinal parçalar nedeniyle değer kaybı tespitinde mutlaka ve mutlaka yenilenme, kıymet kazanma tenzili ile amortisman ve hurda bedeli tenzili hususunun da değerlendirilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince, davanın belirsiz alacak davası olduğu kabulü ile temerrüt tarihi itibariyle avans faizine hükmedilmiş olup, davanın belirsiz alacak olarak kabulü mümkün olmayıp, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, talep artırımın ıslah olarak kabulü ile ıslah edilmeyen kısım için dava, ıslah edilen kısım içinse ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.10.2023 tarihli 2023/136 E.-2023/740 K. Sayılı kararının kaldırılmasına, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesine dayalı olarak araçtaki değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli, dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kaza sebebiyle davacı sürücünün aracına arkadan çarpma suretiyle gerçekleşen kazada davacının atfı kabil kusurunun bulunmadığı, 2918 sayılı KTK nun 88. maddesi gereği, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu olduğu, müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, TBK.'nın 162. ve 163. maddelerine göre, borcun tamamından sorumlu olduğu, 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları bulunduğundan davalının kusura yönelik yaptığı istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının ZMMS poliçesi kapsamında bulunduğu (bkz. Yargıtay 4. HD'nin 24.06.2024 tarihli 2022/8103 E., 2024/6368 K. sayılı kararı), araçtaki değer kaybının Yargıtay emsal içtihatları uyarınca aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa değeri ile onarımdan sonraki piyasa değeri arasındaki fark olarak hesaplandığı, piyasa değeri tespit edilirken de doğru şekilde ikinci el satış ilanlarının esas alındığı, mahkemece yargılama sırasında arttırılan bedele ilişkin de temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabetsizlik bulunmadığı (bkz. Yargıtay 17. HD'nin 11.11.2019 tarihli 2017/3590 E., 2019/10436 K. sayılı kararı) anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2023 tarihli 2023/136 Esas ve 2023/740 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 2.390,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 598,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.792,85 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2294, K. 2026/1262, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2294-e-2026-1262-k-bd14de9e72e9