Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4168 E. 2026/532 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4168
Karar No
2026/532
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3330 Esas, 2025/96 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ...(Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/804 Esas, 2023/522 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kamu düzeni gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davalı Hazine yönünden tüm davacılar için hüküm altına alınan bedel ile davalı ... yönünden davacı ... dışındaki davacılara ilişkin olarak hükmedilen bedeller Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığından, davalı Hazine vekilinin ve davalı ... vekilinin davacı ... dışındaki davacılar yönünden temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalılar ... Belediye Başkanlığı vekilince İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince yeniden kurulan hükümde davalı idare aleyhine düzeltilen hususlarla sınırlı olarak davacı ... yönünden temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların ......... ili, ..., ... Mahallesinde bulunan 74 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, dava konusu taşınmaza davalılar tarafından fiilen kanal, kıyı kenarı, park ve yol yapılarak fiilen el atıldığını, bu nedenle şimdilik 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ..., ... Mahallesi 74 parselin su yüzeyi dışında kalan kısımlarının iki farklı imar planı sınırında kaldığını, plan ve plan değişikliğine yönelik 3 adet iptal davası açıldığını, Ankara ili, ..., ... 74 parsel sayılı taşınmaz ve çevresine ilişkin 1/5000 ölçekli ... Planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının Ankara 1.İdare Mahkemesi 2017/272 Esas, 2018/949 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş olup halihazırda söz konusu alanın plansız alan statüsünde olduğunu, tapu kayıtlarında 74 parsel olarak görünen taşınmazın İmar ve İskân Bakanlığı, Belediye Teknik Hizmetleri Genel Müdürlüğünce 29.07.1975 tarihinde onaylanan ... Gölü Kıyı Kenar Çizgisine göre 257905 m²lik kısmının kara yüzeyinde, 57397 m²lik kısmının göl yüzeyinde olduğunu, daha sonrasında yapılan imar uygulamasında kara kısmına yönelik işlem yapıldığını ve su yüzeyinde kalan 57397 m²lik kısmının ayırma çapı ile ayrılarak tapuya 74 parsel olarak tescil edildiğini, ... 74 parsel sayılı taşınmazın tescil işleminden ötürü göl ve havzası içerisinde kaldığını, 74 parsel sayılı taşınmazın tescile tabii olmayan ... Gölü sınırları içinde tescil edildiğini beyanla davanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına ihbar edilerek davaya katılmalarına karar verilmesini, davanın dava şartı yokluğundan, pasif husumet yokluğu nedeni ile ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet ve zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, davalı Hazinenin fiili el atmasının bulunmadığını, el atma tarihinin tespit edilmesi gerektiğini beyanla davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiili el atma bulunmadığını, husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, fazla bedele hükmedildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tamamının ... Gölü Kıyı kenar çizgisinde kaldığı, öncesinde 315.436 m² yüzölçümünde iken 57.397 m² kısmının ayrıma çapı ile ayrılarak 74 parsel olarak tescil edildiği, dava konusu 74 parsel sayılı taşınmazın 14178,17 m² lik kısmının 1998 yılında yaptırılan ....... Parkı olarak ve 23860,56 m²lik kısmının ise sahil parkı ile bir bütün olacak şekilde ... alan olarak ... Belediyesi tarafından kullanıldığı, 19359,26 m²lik kısmının su altında kalan kısım olduğu, davalı ... Başkanlığının cevabi yazısında, dava konusu taşınmazın imar uygulamasından önce 315.436 m² olduğu, taşınmazın İmar ve İskan Bakanlığı Belediye Teknik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 29.07.1975 tarihinde onaylanan ....... Gölü Kıyı kenar çizgisine göre göl yüzeyinde kaldığından kara yüzeyinde kalan kısmından ayırma çapı ile ayrılarak şimdiki yüzölçümü ile tescil edildiğinin belirtildiği, dava konusu taşınmazda, halen davacıların payı mevcut olup, idarece açılmış bir tapu iptal ve tescil davası bulunmadığından, kıyı kenar çizgisinde kalsa bile dava kamulaştırmasız el atma davası niteliğinde olduğundan, sahil parkı ve ... alan olarak fiilen el atılan kısımlardan davalı ... Belediyesinin, su altında kalan kısımlardan davalı Hazinenin sorumlu olduğu anlaşıldığından arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal mukayesesi yapılarak değer biçilmesinde Dairelerince dosya kapsamına getirtilen vergi değerleri ve Yargıtay denetiminden civardaki taşınmazlara ilişkin geçen dosyalarda uygun görülen metrekare değerleri de nazara alındığında bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf itirazları yerinde görülmemiş; ancak davalı ... tarafından fiilen el atılan kısım yönünden Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 14.11.2023 tarihli ve 2023/4852 Esas, 2023/10934 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 28.09.2023 tarihli ve 2023/7077 Esas, 2023/ 8035 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince istinaf karar harcının nispi alınması gerektiği gözetilerek, maktu harca hükmedilmesi doğru bulunmadığından İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak belirtilen yön düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın imar planlarının iptal edildiğini, hali hazırda plansız alanda kaldığını, taşınmazın göl ve havzası içinde kaldığını, tescile tabi olmayan ... Gölü havzasında bulunduğunu, hatalı işlemden dolayı belediyenin sorumlu tutulamayacağını, el atma tarihinin belirlenmesi gerektiğini, Özel Çevre Koruma Bölgelerinden Hazinenin sorumlu olduğunu, gölden doldurularak kazanılan alanlardan Kıyı Kanunu gereğince Hazine ve Büyükşehir Belediyelerinin sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılar ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmazın sahil parkı ve ... alan olarak 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan kısımları için davalı ... aleyhine nispi harca hükmedilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Hazine Vekilinin Tüm, Davalı ... Başkanlığının ... Dışında Kalan Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idareler vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalı ...'nun Davacı ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı ...'ndan aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4168, K. 2026/532, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4168-e-2026-532-k-a3df04f42cec