Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4297 E. 2026/528 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4297
Karar No
2026/528
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/862 Esas, 2025/103 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/70 Esas, 2024/176 Karar

Taraflar arasındaki taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde bırakılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl dava ile Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptali tescili istemine ilişkin birleştirilen davanın yapılan yargılaması sonrası İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu ........... köyü 1 28... parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen dosyada davacı Orman Genel Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde; dava konusu ......... ilçesi, ..........köyü 1 28... parselin kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Asıl davada davalı Maliye Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne ve belirlenen bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine; birleştirilen davanın da kabulüyle tazminata konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Asıl davada davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, belirlenen tazminat bedelinin fahiş olduğunu, davasının hak düşürücü süre ve zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, düzenlenen bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, % 4 kapitalizasyon faizi ile % 20 objektif değer artış oranı uygulanmasının hatalı olduğunu, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibarıyla davacıya ait taşınmazın henüz tapu kaydı iptal edilmemiş ise de, bu taşınmazın tapusunda orman sınırları içinde kaldığına ilişkin mevcut şerhin davacı açısından ileride doğacak zarara işaret ettiği, mülkten yoksun bırakma unsurlarının somut olayda gerçekleştiği, davacının bu taşınmazı barışçıl şekilde kullanma imkanının bulunmadığı anlaşıldığından davalı idarenin 1007 nci madde bağlamında kusursuz sorumluluğunun olduğu, somut dava ile dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde kalması sebebiyle tapu kaydının iptaline karar verildiği, bu hususta tarafların istinafı bulunmadığı, dolayısıyla kararın kesinleştiği, davacının mülkiyet hakkını yitirdiği anlaşılmakla, henüz davacının tapu kaydı iptal edilmediğinden zararının da dava tarihi itibariyle oluştuğunun kabulü gerektiği, dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde dava konusu taşınmazın 12.08.2010 tarihinde satış yoluyla davacı adına tescil edildiği, 25.11.2013 tarihinde taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığına dair şerhin tapuya işlendiği anlaşılmış, dava konusu taşınmazın arazi vasfında kabul edilmesi yerinde olup kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi, değer biçilirken de yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilerek ve taşınmazın bulunduğu yer İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinde belirtilen masraflarla ekonomik tarım yapılamayacağı değerlendirilip üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında alınması, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre % 5 kapitalizasyon faizi ile makul oranda objektif değer artış oranı uygulanması yerinde olup, istinaf kanun yoluna sadece davalı tarafın başvurduğu da dikkate alındığında tespit edilen m² birim bedelinin makul olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin asıl davaya ilişkin kararında davalı idare lehine kaldırma sebebi yapılabilecek bir isabetsizlik görülmediği,dava konusu taşınmazın davacı adına olan kısmının tapu kaydının iptaline ilişkin karar henüz kesinleşmeden, başka bir deyişle zamanaşımı işlemeye başlamadan eldeki davanın 10.02.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesi yerinde olup, dava değeri üzerinden davacı lehine nispi vekalet ücretine ve davalının aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin de davanın niteliği dikkate alındığında yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davada davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Asıl dava davalısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık asıl davada 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine, birleştirilen davada ise kesinleşmiş orman tahdidinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmazın 1971 yılında yapılan tapulama ile dava dışı şahıslar adına tespit ve tescil edildiği, en son davacı tarafından üzerinde şerh olmaksızın 2010 yılında satın alma yoluyla edinildiği anlaşıldığından 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereği tazminata hükmedilmesi doğrudur.

3. Asıl davada arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline, birleştirilen davanın da kabulüyle tazminata konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usûl ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Asıl davada davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4297, K. 2026/528, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4297-e-2026-528-k-45ffdb8961e5