Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2551 E. 2026/12448 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2551
Karar No
2026/12448
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/301 Esas, 2025/2231 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/237 Esas, 2024/221 Karar

Taraflar arasındaki tapu iptal tescil olmadığı takdirde tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini, davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davaya konu taşınmazın Hazine adına olan tapusunun iptali ile adına kayıt ve tesciline ilişkin talebi ile davacının dava konusu taşınmaza bedel ve konum olarak emsal değerde başka bir taşınmazın adına kayıt ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, diğer talepler yönünden reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 31... parsel (yeni 92 parsel) sayılı ve 12.345,61 m² yüzölçümlü taşınmazın tamamının davacı adına kayıtlı iken Orman Genel Müdürlüğü tarafından Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/698 Esas sayılı dosyasından açılan tapu iptal ve tescil davasının kabulüne karar verildiğinini ileri sürerek davaya konu taşınmazın Hazine adına olan tapusunun iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, olmadığı takdirde uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminine veya bedel ve konum olarak dava konusu taşınmaza emsal değerde başka bir taşınmazın davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin tapu iptal tescil kararının kesinleşme tarihi olan 14.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedel tespiti yapılırken tapu kaydının iptalinin kesinleştiği tarihine göre değil, dava tarihindeki değerine göre yapılması gerektiğini, dosya kapsamında alınan raporlarda tespit edilen değer içinde bulunduğumuz 2024-2025 yılına ait değer olmadığını, davanın açıldığı tarih itibarıyla bu paranın davacıya verilmiş olsaydı elde edeceği menfaat ile bugün ya da paranın tahsil edileceği gün elde edeceği menfaat arasında uçurum olacağını, tespit edilecek olan bedelin günümüz şartlarına ve değerine uyarlanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 19.03.20 24... /25945 başvuru numaralı kararı da göz önünde bulundurularak, endeksleme formülüyle, TÜİK verilerine göre hesaplama yapılarak, dava konusu taşınmazın değerinin hesaplanması hakkaniyete uygun olacağını, taşınmazın fiili olarak orman vasfını yitirdiğini, mahkemenin 6292 sayılı Kanun kapsamıyla herhangi bir değerlendirme yapmaksızın fiilen orman olmayan dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak tapu iptal ve tescil talebi yönünden davanın reddine karar vermesinin de yasaya uygun olmadığını ileri sürerek kararının kaldırılarak davanın öncelikle tapu iptali ve tescil yönü ile kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, davaya konu tazminatın tamamen zamanaşımına uğradığını, ıslah edilen kısmın da zamanaşımına uğradığını, davacının tazminata taleplerinin yasal dayanağı olmadığını, dava açmakta hukuki bir yarar bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olamayacağını, bilirkişi heyetinin hatalı oluşturulduğunu, emsal alınan taşınmazın serbest piyasada alım - satım kabiliyeti çok yüksek olup dava konusu taşınmazın olmadığını, emsal taşınmaza ve puanlama yöntemine itiraz ettiklerini, davalı Hazine lehine fahiş miktarda tazminata hükmedildiğini, dava kısmen kabul, kısmen red ile sonuçlanmasına karşın davanın reddedilen miktarın hükümde açıklanmadığını lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmediğini yargılama giderlerinin de paylaştırılmadığını ileri sürerek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece arsa niteliğinde olduğu belirlenen taşınmazın bedelinin emsal kıyaslama yöntemine göre belirlenmesinde, bilirkişi raporundaki karşılaştırma tablosunda ve buna göre taşınmazın özelliklerinin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatı da bölge rayiçlerine uygun bulunduğundan ve hükmedilen tazminatın tamamına değerlendirme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin yerinde olduğu; ancak davanın kısmen kabulüne karar verilmesine karşın reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davanın kabul/ret oranına göre paylaştırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.20.06.2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 11.06.2026 tarihli ve 7584 sayılı Kanun ile 6831 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 22'de özetle; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre kısmen veya tamamen "Devlet Ormanı" olarak sınırlandırılan taşınmazlardan, bu maddenin 2. ve 3. fıkrası kapsamında kalan taşınmazlar hakkında bu maddenin 5. fıkrasının (a) bendi uyarınca; "...Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve bu madde kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları da dahil olmak üzere derdest olan davaların konusuz kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerine bırakılmasına karar verilir ve taraflar lehine vekâlet ücretine hükmedilmez." hükmü getirilmekle mahkeme kararından sonra yürürlüğe giren yasal değişiklik gereğince inceleme ve işlem yapılması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozmanın niteliği gözetilerek şimdilik sair hususlar incelenmeksizin temyiz olunan Bölge Adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2551, K. 2026/12448, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2551-e-2026-12448-k-ef96c3fe0910