Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15119 E. 2026/10641 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15119
- Karar No
- 2026/10641
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/209 Esas, 2025/249 Karar KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.06.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat ... ve davalı Hazine vekili Avukat ... gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1583 (yeni 2 02... ) parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içinde kaldığından tapusunun iptali ile Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek davacıların uğradığı zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin Orman İdaresine düştüğünü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16 ncı maddesine göre ormanların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup kamu malı statüsünde olduğunu, 3402 sayılı Kanun'da belirtilen kamu malları ile 4721 sayılı Kanun'un 715 inci maddesinde belirtilen kamu malları tarifinin birbiri ile örtüştüğünü, davacının orman kadastrosuna da itiraz etmediğini, devletin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında sorumluluğunun gündeme gelmeyeceğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte Mahkemenin davayı esastan incelemeye karar vermesi hâlinde tazminat miktarında Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere denkleştirici adalet ilkesine uygun bir bedel tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi 14.10.2020 tarihli ve 2018/209 Esas, 2020/108 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin14.10.2020 tarihli ve 2018/209 Esas, 2020/108 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli ve 2021/195 Esas, 2021/973 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelendiği, esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli ve 2021/195 Esas, 2021/973 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; aynı davacı tarafından davalı Hazine aleyhine 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan ve Dairemiz denetiminden geçen ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/78 Esas, 2022/66 Karar sayılı dosyasında 2 01... parsel (eski 1579) sayılı taşınmaza değerlendirme tarihinde 451,70 TL/m², aynı mahkemenin 2018/77 Esas, 2020/65 Karar sayılı dosyasında aynı değerlendirme tarihinde 2 01... (eski 1582) parsel sayılı taşınmaza 386,52 TL/m² değer biçildiği ve dosyalar içinde iş bu dosyada hükme esas alınan raporda incelenen 632 parsel sayılı somut emsalin daha değerli olduğunun kabulü ile başkaca emsal kıyaslanarak metrekare birim fiyatının belirlendiği de gözetildiğinde, dava konusu taşınmaza yakın mesafede olan ve dava konusu taşınmaz ile benzer özellikleri dikkate alındığında dosyanın bilirkişilere tevdi edilerek yukarıda belirtilen dosyalardaki bedelden ayrılma nedeni hususunda bilirkişi kurulundan rapor alınıp hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarındaki çelişkinin giderilmediğini, mahkemece düşük bedel belirleyen rapora göre hüküm kurulduğunu, müvekkilinin zararının tapunun iptal edildiği tarihte oluştuğunu, nitekim 2018/77 Esas ve 2018/78 Esas sayılı dosyalarda kesinleşme tarihinden değer biçildiğini, mahkemece hükmedilen bedelin oluşan zararı karşılamaktan uzak olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; yakın konumdaki taşınmazlara daha düşük bedel belirlendiğini, Yargıtay bozma kararı doğrultusunda rapor alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’nun 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü 2 02... (eski 1583) parsel sayılı, 3249,62 m² yüzölçümlü taşınmazın, 10.09.1986 tarihinde davacı tarafından satın alma suretiyle iktisap edildiği, 25.04.1989 tarih ve 2024 yevmiye numarasıyla orman takyit şerhi konulduğu, taşınmazın tapusunun ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/241 Esas, 2016/572 Karar sayılı kararıyla iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 07.11.2019 tarihinde onandığı, eldeki davanın 20.09.2018 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.