Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13519 E. 2026/10639 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13519
- Karar No
- 2026/10639
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/420 Esas, 2025/2067 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/445 Esas, 2024/360 Karar
Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.06.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 9 17... parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin 18.05.2016 tarihinde satın alma yoluyla malik olduğu 36858901/ 4...0 hissesinden 4084/167906 hissenin iptal edilerek kalan 8901/167906 hissenin adına tescil edileceğinin bildirilmesi sonrasında tapu müdürlüğünce resen düzeltme işlemi yapılarak müvekkili adına olan 4084/167906 hissenin iptal edildiğini belirterek mülkiyet kaybı nedeniyle uğranılan zarara karşılık 5000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacının ayrıca İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/257 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, bu davanın derdest olması halinde, derdestlik itirazında bulunduklarını, kesinleşmiş ise kesin hüküm itirazında bulunduklarını, tapu kaydında, taşınmazın toplam hissesinde pay ve paylarının birbirini tutmadığının belirtildiğini, tapu müdürlüğünce davacıya gönderilen yazıda; ''... davacının satın aldığı hisseden 4084/167906 hissenin iptal edilip, 8901/167906 hissenin ise davacı adına tescil edileceğinin" bildirildiğini, davanın tapu müdürlüğü görevlileri ... mirasçısı ...'a ihbarını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taşınmazı satın aldığı resmi senettte hisse hatalarının giderilmesine yönelik ileride yapılacak düzeltmelere muvafakat ettiğini açıkça belirtmiş olduğu anlaşıldığından davanın reddine, davacı tarafından harçlandırılan değer gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; resmi senet metninde hisse hatasına ilişkin beyanat var ise de yargılama aşamasında defaaten beyan ettikleri üzere söz konusu resmi senetin davacıya okutulmadığını, davacının satın alırken hisse hatasının bulunduğunu bilmediğini, teftiş raporunda dahi hisse hatasına ilişkin şerhin satış tarihinden çok sonraki tarihte konulduğunun anlaşılmakta olduğunu, tanık ...'in anlatımına göre müvekkilin bu taşınmazı alırken hisse hatasının varlığından haberdar olmadığını, ... Tapu Müdürlüğünün yoğunluğunun bilinen bir durum olduğunu, satın alma işlemi esnasında resmi senedin okunmadığını, buna ilişkin kamera kaydının celp edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu hisse iptalinin ''pay ve payda tutmamasından, hisse hatasından'' kaynaklanmadığı, tevhit işlemi yapılıp terkin işlemi yapılmamasından kaynaklandığı, aynı olaya ilişkin bir başkaca hissedar tarafından açılan İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/147 Esas sayılı dosyasının celb edilmemiş olmasının eksiklik teşkil ettiğini, iyi niyet halini ortadan kaldıracak bir durum bulunmadığını, tapu kütüğünün binlerce sayfadan oluştuğunu, davacının kütüğü inceleyebilecek yeterliliği olmadığını, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi şartlarının gerçekleştiğini, sorumluluğu kaldırmak için konulan matbu kayıtlar gerekçe gösterilerek mülkiyet hakkının ihlalinden kaynaklı zararın tazmin edilmemesinin hakkaniyet ile bağdaşmadığını, bununla birlikte idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın edinimine esas olan 18.05.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı satış akit tablosunda ''...taraflar işbu taşınmazın toplam hissesinde pay ve paydanın birbirine tutmadığını, hisse hatalarının bulunduğunu, muttali olduklarını, bu durumdan doğmuş doğacak tüm hukuki vecibeleri kabul ettiklerini ve hisse hatalarının giderilmesine yönelik ileride idari ya da hükmen yapılacak düzeltmelere şimdiden muvafakat ettiklerini kabul ve beyan ettikleri...'' hususunun (resmi senet metninde) yazılı olduğu, sicile hisse hatası şerhi verilerek gerekli aleniyeti sağlayarak sicilin tutulmasından kaynaklı görevini yerine getirmiş olduğu gibi davacının hisse hatasını bilerek ve hissenin azalması durumunda buna muvafakat etmek suretiyle satış işlemini gerçekleştirdiği hususu resmi senet içeriğinde yazılı olduğuna göre davacı tarafın iyi niyet iddiasında bulunamayacağı, bu şerhe dayalı olarak taşınmazı satın alan davacının tazminat talebinde bulunmasının dürüstlük kuralına uygun olmadığı, davacının tazminat talebinin hukuken himaye görmeyeceği, resmi senette hemen alıcı imzası üzerinde ''okudum'' ibaresi olduğuna göre iş bu senet içeriğinden haberdar olunmadığına dair iddianın da dinlenebilir olmadığı nazara alındığında, davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiş; ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4 maddesi uyarınca, maddi tazminat istemli davanın tamamen reddi durumunda avukatlık ücreti tarifenin ikinci kısımının ikinci bölümüne göre maktu olarak belirlenmesi gerekirken davalı yararına nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekâlet ücretine hasren kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekcesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 9 17... parsel sayılı 167.906 m² yüzölçümlü dava konusu taşınmazın 36858901/ 4...0 hissesinin davacı tarafından 18.05.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı resmi senet ile satın alındığı, resmi senette " '...işbu taşınmazın toplam hissesinde pay ve paydanın birbirini tutmadığına, hisse hatalarının bulunduğuna muttali olduklarını, bu durumdan doğmuş doğacak tüm hukuki vecibeleri kabul ettiklerini, ve hisse hatalarının giderilmesine yönelik ilerde idarei ya da hükmen yapılacak düzeltmelere şimdiden muvafakat ettiklerini kabul ve beyaan ettiklerini...'' ibaresinin bulunduğu, senet metninde senedin okunarak ve okutularak düzenlendiği açıklandığı gibi senedin altında da davacı tarafın el yazısı ile okunduğu belirtilmek suretiyle imzalandığı anlaşıldığından davacının iyi niyetli olduğundan ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca dürüst davrandığından söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Aleyhine temyiz olunan davalı ... yararına 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.