Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13495 E. 2026/10638 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13495
Karar No
2026/10638
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/134 Esas, 2025/1712 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/202 Esas, 2024/153 Karar

Taraflar arasındaki mülkiyetin mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan firmanın dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 18 97... parsel sayılı taşınmazı 23.02.2011 tarihli ve 3832 yevmiye no ile 450.000,00 TL bedel ile satın aldığını, aradan kısa bir zaman geçtikten sonra tapu maliki olduğunu ve satışın sahte vekaletname ile gerçekleştirildiğini iddia eden ... tarafından aleyhlerine İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/182 Esas sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil davası açıldığını, vekâletnamenin sahteliğinin tespitine karar verilerek, sahte vekâlet nedeniyle tapunun iptali ile davacı adına tesciline karar verildiğinden uğranılan zararın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı tarafça verilmiş cevap dilekçesine dosya içerisinde rastlanmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaldırma kararı sonrasında açılan ek davanın dayanaksız olarak tefrik edildiğini, emsal taşınmazların doğru seçilmediğini, emsal kıyaslamasının hatalı yapıldığını, gerçek ve tüm zararın tazmininin gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; koşulların mevcut olmadığını, zararın ispat edilemediğini, zamanaşımı yönünden davanın reddi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, iğfal kabiliyetine haiz nüfus kaydını kullanan üçüncü kişi eylemi ile illiyet bağının kesildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kaldırma sonrası ceza dava dosyaları ile tapu müdürlüğü ve belediye başkanlığından gerekli araştırmalar yapılarak davacının zararın oluşumunda herhangi bir kasıtlı ve kusurlu eyleminin bulunmadığı tespit edilerek ve dava konusu taşınmazın niteliğine uygun olarak araştırma yapılarak bilirkişi raporu doğrultusunda davacı vekili tarafından kaldırma kararından sonra açılan ek dava tefrik edilerek davanın kabulüne karar verilmiş olup, tapu görevlileri ile sahte vekâletname ve nüfus cüzdanı ile satışı gerçekleştiren kişiler hakkında açılan ceza dava dosyalarında davacının sahtecilik eyleminin gerçekleşmesinde herhangi bir kast ve kusurunun bulunmadığı, davacının ceza dava dosyalarında katılan sıfatıyla yer aldığının belirlenmesine, tapu müdürlüğü ile belediye başkanlığından gerekli kayıt ve belgeler celbedilerek yeniden yapılan keşif ve alınan bilirkişi kurulu raporu ile kaldırma nedenlerinin karşılanmış olmasına, değerlendirme tarihi itibarıyla vasfı arsa olarak belirlenen taşınmazın değerinin resmi veriler ışığında emsal satış yöntemiyle takdir edilmesine, bilirkişi heyetince takdir edilen bedelin taşınmazın konumu ve çevresel faktörlere göre adil ve hakkaniyete uygun olduğu, kaldırma öncesi verilen ilk karara karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olup usulü müktesep hak durumu dikkate alınarak davacı vekili tarafından sonradan saklı tutulan fazlaya ilişkin haklar yönünden açılan ek davanın tefrikine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece verilen karar usul ve kanuna uygun olup, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi yönünden verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekcesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekcesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyetin mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13495, K. 2026/10638, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13495-e-2026-10638-k-9a35993e8770