Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5360 E. 2026/2401 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5360
Karar No
2026/2401
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/893 E., 2025/1575 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/57 E., 2025/125 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ... Holding A.Ş.’nin bünyesine birleşme kararı ile geçen ... Üretim A.Ş.'nin artık bir tüzel kişiliği bulunmadığını, hak ve borçları ile bu şirketi müvekkilinin devraldığını, ticari bir ilişki nedeniyle davacı müvekkili tarafından ticari bir teklif verildiğini ve davalının banka hesabına bu teklife istinaden 1.000.000,00 TL gönderildiğini, her ne kadar dekontun üstünde bir açıklama olmasada gönderenin anonim şirket olması, defter kayıtlarında alacak olarak yazılması, para gönderilen kişinin müvekkilinde herhangi bir alacağının bulunmaması, taraflar arasındaki ilişki ve e-mail yazışmaları göz önüne alındığında işbu 1.000.000,00 TL’nin borç olarak gönderildiği kolayca anlaşılacağını, yaşanan süreçten sonra müvekkili ile davalı arasında herhangi bir anlaşma yapılamadığını, borç olarak verilen 1.000.000,00 TL'nin iadesi istenmiş ise de davalı tarafından geri ödenmediğini ileri sürerek davalıya borç olarak verdikleri 1.000.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı şirketi ile herhangi bir ticari ilişki içinde olmadığını, gönderilen paranın davacı şirket yetkilisinin davalıya olan şahsi borcunun ödenmesi niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından gönderilen 1.000.000 TL'nin borç olarak davalıya gönderildiğinin ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacının bu ispatı yapamadığı ve yemin teklifinde de bulunmadığı, bu nedenle davanın sübut koşullarının oluşmadığı İstinaf Mahkemesi kararında yer verilen gerekçelerle davalının söz konusu paranın gönderimini kabul edip bunun borç olarak değil önceden yapılan ödemenin iadesi niteliğinde olduğunu ifade etmesi karşısında bunun aksini davacı tarafça ortaya konulamadığı vasıflı ikrar halinde ispat yükünün yer değiştirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekili tarafından istinaf dilekçesi ile her ne kadar davaya konu meblağın sözleşme görüşmeleri sırasında ve sözleşmenin yapılacağı inancıyla yapıldığı ve ayrıca davalı tarafın cevap dilekçesinde yer alan beyanlarının bağlantısız bileşik ikrar mahiyetinde olduğu ifade edilerek ispat yükü nün yer değiştirildiği ifade edilmiş ise de, bu yöndeki istinaf başvurusunun yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek gönderilen paranın taraflar arasında sözleşme yapılacağına inanılarak gönderildiğini, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, davalının savunmasını ispatlayamadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödünç olarak verildiği iddia olunan bedelin iadesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle gönderilen havalede herhangi bir açıklama bulunmadığı ve bu haliyle borcun ödenmesi niteliğinde olduğu, davacının yemin deliline dayandığı gözetildiğinde yemin teklif etme hakkını hatırlattığı ve bu hakkını kullanmadığının anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5360, K. 2026/2401, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5360-e-2026-2401-k-b29f68d691b4