Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/5435 E. 2026/10633 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5435
- Karar No
- 2026/10633
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2853 Esas, 2025/359 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/92 Esas, 2023/429 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre ..., ..., ... ve ... haricindeki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle davalı idare vekilinin ..., ..., ... ve ... haricindeki davacılar yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.01.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacılar vekilleri Avukat ... ve Avukat ..., davalı idare vekili Avukat ... gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra verilen geri çevirme kararı üzerine gelen dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 125 62... parsel sayılı taşınmaza davalı tarafça kamulaştırma işlemi yapılmadan ve bedel ödenmeden okul yapılarak fiilen el atıldığından tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediğini, tazminat miktarının fahiş belirlendiğini, el atma tarihinin dikkate alınması gerektiğini, tapu kaydında Kadastro Mahkemesinin 2011/12 82... /341 Esaslı dosyalarından konulmuş şerhlerin olduğunu, şerhlerin tescile engel olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından ... İlköğretim Okulu isimli okul yapılmak suretiyle usulüne uygun kamulaştırma olmaksızın fiilen el atıldığı, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın eksik ve üstün yanlarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda tartışıldığı, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli kabul edilmesinin emlak vergi değerleri açısından da değerlendirildiğinde yerinde olduğu, paydaşı tarafından açılan Yargıtay tarafından onanan ve kesinleşen dosyadaki m² birim fiyatı olan 1.508,00 TL ile karşılaştırıldığında aradan geçen zaman, yaşanan enflasyon ve gayrimenkul fiyatlarındaki artış dikkate alındığında somut davadaki tespit edilen metrekare birim fiyatı olan 11.780,12 TL'nin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; ıslahtan faize hükmedilmesi ve 3. kişilerce konulan ve konulacak olan kısıtlama ve şerhlerin dikkate alınması gerektiğini ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup; aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Geri çevirme kararı üzerine dosyaya sunulan Antalya Kadastro Mahkemesinin 2011/1282 Esas, Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/473 Esas sayılı dosyalara ilişkin bilgi ve belgelere göre, işbu davaların, dava konusu taşınmaz ve davacıların bedeline hükmedilen paylarına ilişkin olup olmadıkları anlaşılamamıştır, belirtilen dosyalar incelenerek, dava konusu taşınmaz ve davacıların bedeline hükmedilen paylarına ilişkin olduklarının ve işbu davanın sonucunu etkileyeceklerinin anlaşılması halinde bekletici mesele yapılarak sonuçlarına göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 4. Tapu kaydında yer alan tüm takyidatların hüküm altına alınan bedele yansıtılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ..., ..., ... Ve ... Dışındaki davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ..., ..., ... Ve ...’e İlişkin Temyizi Yönünden; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı idare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.