Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5167 E. 2026/501 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5167
- Karar No
- 2026/501
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/738 Esas, 2025/78 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/71 Esas, 2023/158 Karar
Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kıyı kenar tahdidi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın tazminat talebi yönünden kabulüne, ecrimisil talebi yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın tazminat talebi yönünden kabulüne, ecrimisil talebi yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;......... ili, ......ilçesi, ............ Mahallesi 1 39... parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından müvekkilinin uğramış olduğu zararın ve ecrimisil dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, öncelikle müvekkili idare yönünden davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, Tapu ve Kadastro Kanunu hükümleri ile de tapu kayıt ve tescil iş ve işlemleri ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün görevlendirildiğini, kıyı terkin davalarının da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının talebi üzerine 'Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına açılmakta olup iş bu davada da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ve tapu sicilini tutan idare olan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün taraf sıfatı bulunduğunu, ... yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın tazminat talebi yönünden kabulüne, ecrimisil talebi yönünden reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişsiz ve yetersiz olduğunu, Mahkemece usul ve kanuna aykırı karar verildiğini, tazminat talebi için faiz istenemeyeceğini, faiz tarihine itiraz ettiklerini, davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu iş bu davada vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibari ile bir isabetsizlik bulunmadığı, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 176,60 TL/m² olarak hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde kıyı olmasına rağmen özel mülke konu edildiği, dava konusu taşınmazın 2022 yılında tapu kaydı beyanlar hanesine şerh düşüldüğü, bu haliyle mülkiyet hakkının kullanılamaz olduğu ve tapu sicilini tutmakla görevli devletin tazminat sorumluluğunun doğduğu, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayanan tazminat davalarında görevin adli yargıya ait olduğu, davalı ... vekilinin görev husumet ve tazminat şartlarının oluşmadığı yönündeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, bu davada tapu iptali ve terkin kararı ve tazminata hükmedildiğinden faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesinde ve Mahkemece davacı taraf yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davalı idareye yüklenmesinin de hukuka uygun olduğundan davalı ... vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf istemlerinin de yerinde görülmediği, ancak dava konusu taşınmazın tapu kaydında yapılan incelemede takyidatlar bulunduğu görüldüğü ve Mahkemece takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmadığı anlaşılmakla davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla yerindedir.
3. Buna karşın Hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal alınan Van ili, Tuşba ilçesi, ... Mahallesi 397 parsel sayılı taşınmazın 04.06.2012 tarihli hisse satışının değerlendirmeye alındığı, satış tarihinin eski olması, hisse satışı olması ve dava konusu taşınmaza olan uzaklığı gözetildiğinde bu satışın emsal alınması doğru olmadığından hükme esas alınan rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi emsal alınan taşınmazın satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın değerlendirme tarihindeki Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması nedeniyle rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.
4. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.