Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6874 E. 2026/4085 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6874
Karar No
2026/4085
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/478 E., 2025/2624 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/15 E., 2023/124 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) geçici 1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 84 71... parsel sayılı 154,49 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükmüne tabi tutulduğu ve bu parsel ... oğlu ... kullanımında olduğu" şerhi yazılarak, arsa vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 84 71... parsel sayılı taşınmazın müvekkili tarafından 15.09.1989 tarihinde haricen satın alındığını ve bu tarihten beri davasız, kesintisiz ve malik sıfatıyla zilyetliğinde olduğunu, bu gayrimenkul adına 1990 yılından beri emlak vergilerini ödediğini, davalıların taşınmazla bir ilgisi olmadığını ileri sürerek, taşınmazın müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesini tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konusu taşınmazla ibraz edilen belgelerin hiçbirinin dava konusu gayrimenkulle ilgisi olmadığını, davacı tarafın mütteaddit defalar bu parseli kendisine satmayı teklif ettiğini ve bu teklifi geri çevirince davayı açtıklarını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacıya ait arazi tespit formu krokisi ve emlak vergi kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının ... tarafından yaşları dikkate alındığında 20... yıl önce dikildiği, taşınmazın etrafında bulunan ve 2013 tarihli uydu fotoğrafında da görülen tel çit beton duvar ve demir kapı'nın ... tarafından yapıldığı, ...'ın dava konusu taşınmazı en az 20 yıldır dava dışı kendi kullanımında olan 14 parsel sayılı taşınmazda bulunan binasının bahçesi olarak kullandığı, bu kapsamda davacı ...'ın dava konusu taşınmazda elindeki belge ile birleşen tespit tarihi ve öncesinde ekonomik amaca uygun fiili kullanımı olduğu, davacının zilyetlik iradesini ortaya kayacak ve iddialarını davalıdan üstün kılacak taşınmaz üzerinde hukuken korunmaya değer kayıt ile birleşen ekonomik amaca uygun fiili kullanımının bulunduğu sonucuna varılmış, her ne kadar davalıya ait arazi tespit formu ve emlak vergi kaydı dava konusu taşınmaza uysa da dava konusu taşınmazda tespit günü ve öncesinde herhangi bir zilyetliği ve ekonomik amaca uygun fiili kullanımının bulunmadığı, davalının tespit tarihinden önce davacıya karşı da zilyetliği koruyucu bir dava açmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, 84 71... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki "Bu parsel, Halit oğlu ... kullanımındadır" şerhinin iptali ile tapu kaydının beyanlar hanesine “Bu parsel ... kullanımındadır” şeklinde şerh verilmesine, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca Sultanbeyli Belediyesi adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosyanın yapılan incelemesinde, hem davacı ...'a hem de davalı ...'a ait ... Belediyesi tarafından düzenlenen arazi tespit formunun dava konusu 84 71... parseli kapsadığı, her iki formdaki koordinatlı krokinin taşınmaz ile örtüştüğü, hem davacı hem de davalının dayanağı satış senedinde satıcı olarak ...'nin yer aldığı, yapılan keşifte hem hakim gözlemi olarak hem de tespit bilirkişisi ... beyanlarından dava konusu taşınmazın kadastro tespit tarihi itibarıyla davacı ...'ın fiili kullanımında olduğu, davacı tanıklarının beyanının da bu yönde olduğu, davalı tanıklarının ise 1990 yılındaki satın alma ve fiili kullanıma ilişkin beyanda bulundukları, 1990 yılından kadastro tespit tarihine kadar davalı ...'un dava konusu taşınmazı fiilen kullandığına dair bir delil sunamadıkları, 7143 sayılı Kanun gereğince dava konusu taşınmazın kadastro tespit tarihindeki fiili kullanıcısının davacı ... olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne yönelik İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçeleriyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazda bulunan ağaçların müvekkili tarafından dikildiğini, tanık beyanlarının değerlendirilmesinde hata edildiğini, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/6874, K. 2026/4085, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-6874-e-2026-4085-k-bc1a610e75e4