Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5973 E. 2026/4088 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5973
Karar No
2026/4088
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1928 E., 2025/1191 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceylanpınar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/148 E., 2021/402 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Şanlıurfa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 maddesi ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a (4706 sayılı Kanun) eklenen geçici 18. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, 10 48... parsel sayılı 1.342,37 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "2. Derece Askeri Yasak Bölge içinde kaldığı" şerhi verilerek, arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; 10 48... parsel sayılı taşınmazda kadastro tespiti sırasında hazır bulunmadığından adına tespit yapılmadığı, taşınmazın kendi kullanımında olduğunu ileri sürerek, taşınmazım adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davaya konu taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi ve 4706 sayılı Kanun'un geçici 18. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmaları sırasında kadastro tutanağının beyanlar hanesine kullanıcı olarak davacının isminin belirtilmeyip Hazine adına tescil edildiği ve yapılan ölçümler esnasında taşınmazın hali hazırda davacının fiilen kullanımında olan alanın 433,23 m²'den ibaret olduğu, kadastro tutanak bilirkişilerinin ve mahalli bilirkişinin yeminli beyanlarının davacının beyanlarıyla örtüştüğü, ayrıca yapılan araştırmalarda başkaca birilerinin bu taşınmaz üzerinde zilyetlik iddiasının olmadığının anlaşılarak, davalı Hazineye ait olan dava konusu taşınmazın kullanıcısının fen bilirkişisinin raporunda tespit edilen tarihten beridir davacı olduğuna kanaat getirildiği" gerekçesiyle davanın kabulüne; fen bilirkişisinin 18.03.2021 havale tarihli raporunda; ekli krokide (B) harfiyle gösterilen 433,23 m²lik yerin 10 48... numaralı parselden ifraz edilerek adanın son parsel numarası verilmek suretiyle arsa vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "2. Derece Askeri Yasak Bölgesi içerisinde kalmaktadır." ve TKGM'nin 2015/3 (1765) sayılı genelgesinin 1 ve 12. maddesi hükümleri gereğince "23.04.2015 tarihinde ... Oğlu ...'nin kullanımındadır." belirtmesinin yapılarak tapu kütüğüne tesciline, (A) harfiyle gösterilen 458,82 m²lik yerin 10 48... numaralı parselden ifraz edilerek adanın son parsel numarası verilme suretiyle arsa vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "2. Derece Askeri Yasak Bölgesi içerisinde kalmaktadır." belirtmesinin yapılarak tapu kütüğüne tesciline, (C) harfiyle gösterilen 450,32 m²lik yerin 10 48... numaralı parselden ifraz edilerek adanın son parsel numarası verilmek suretiyle arsa vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "2. Derece Askeri Yasak Bölgesi içerisinde kalmaktadır." belirtmesinin yapılarak tapu kütüğüne tesciline, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkeme tarafından yapılan keşif, alınan beyanlar, bilirkişi raporları dikkate alındığında, mahalli bilirkişilerin ve davacı tanıklarının dava konusu taşınmazın davacı tarafından kullanıldığını beyan ettikleri, yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda da dava konusu taşınmazda boş arsa olarak kullanıldığının belirlendiği, dava konusu taşınmaz bölümü hakkında Mal Müdürlüğünce 20 12... dönemi için tahakkuk ettirilen ecrimisilin davacı tarafından 20.10.2015 tarihinde ödenmiş olduğuna ilişkin tahsilat makbuzunun bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge ve beyanlar incelendiğinde davacının 23.04.2015 tarihi itibarıyla taşınmazı fiili olarak kullandığı ve arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde fiili hakimiyetinin bulunduğu, açıklanan nedenlerle, Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı ve davalı Hazine vekilinin belirttiği istinaf itirazlarının yerinde olmadığı" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığını, kararların usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talepetmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının, dava konusu taşınmazda 4706 sayılı Kanun'un geçici 18. maddesinin yürürlük tarihi olan 23.04.2015 tarihi itibarıyla kullanımının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5973, K. 2026/4088, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5973-e-2026-4088-k-206b853e9606