Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1500 E. 2026/4105 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1500
- Karar No
- 2026/4105
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 62. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1618 E., 2025/934 K. DAVA TARİHİ : 08.07.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/390 E., 2021/308 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.03.2017-31.05.2019 tarihleri arasında davalılar bünyesinde araç takip sorumlusu olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalılar tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatili kullanmadığını, karşılığı ücretin ödenmediğini, müvekkilinin araç takip sorumlusu olarak çalışanlar arasında tek kadın işçi olduğunu, ücretinin diğer çalışanlara göre daha düşük ödendiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ayrımcılık tazminatı, ücret, fazla çalışma ile hafta tatili alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile diğer davalı arasındaki ilişkinin okul-taşımacı ilişkisi olduğunu, davacı ile müvekkili arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Servis İşletmeciliği ve Turizm ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesinin davacı işçinin istifası ile sona erdiğini, buna rağmen davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini, davacının fazla çalışma yapmadığını, nadiren yapılan fazla çalışmaların karşılığı ücretin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davacının kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin taleplerinin eldeki dosyadan tefrikine karar verildiği, eldeki dosyada yargılamaya ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ayrımcılık tazminatı talepleri yönünden devam edildiği, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığına ilişkin iddiasının beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ile ispatlandığı, karşılığı ücretin ödendiğinin ise davalı işveren tarafından ispatlanamadığı, dosya kapsamına göre davacının ücret alacağı ile hafta tatili ücret alacağının bulunmadığı, ayrımcılık iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle hafta tatili ücreti, ücret farkı alacağı ve ayrımcılık tazminatına ilişkin taleplerin reddine karar verilmek fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Ayrımcılık tazminatı talebinin reddinin hatalı olduğunu, 2. Ücret alacağı talebinin reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının fark ücret alacağının ispatına ve ayrımcılık tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.