Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6454 E. 2026/4083 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6454
Karar No
2026/4083
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1285 E., 2025/2679 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/9 E., 2025/10 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) geçici 1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi mahallesi çalışma alanında bulunan 76 48... ve 13 parsel sayılı 143, 09... ,57 m² yüzölçümündeki taşınmazların kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükmüne tabi tutulduğu ve 76 48... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 1993 yılından beri ... oğlu ... kullanımında olduğu, 76 48... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, kullanıcısı tespit edilememiştir şerhi yazılarak, arsa vasfıyla davalı ... Belediye Başkanlığı adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının zilyetinde bulunduğu 3 ve 4 özel parselasyon numaralı taşınmaz 1993 yılında beri haricen ve bedeli mukabilinde satın alarak arsa olarak halen kullandığını, taşınmazın bir kısmının 12 parselde bir kısmının 13 parselde kaldığını, müvekkilinin zilyetinde bulunduğu iddiasına dayanarak, 76 48... parselden dava dilekçesi ekindeki krokide (C) harfi ile gösterilen alanın ifrazı, 76 48... parselden (B) harfi ile gösterilen alanın ifraz edilmesi, (B) ve (C) harfli alanlarının birleştirilip tek parsel oluşturulması, yeni parsel numarası verilerek müvekkilinin adına tespitini, kullanıcı olarak şerh verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; 76 48... parseli 25.7.1994 tarihinde ... isimli kişiden satın aldığını, 25 yıldan bu yana zilyetinde bulunduğunu, 1994 yılından beri emlak vergilerini ödediğini, aynı yer 14 parsel sayılı taşınmaz da şahsına ait iken başkasına yazıldığını, davacının taşınmazda yapılan belediye imar çalışmalarına da itiraz etmediğini, kötü niyetli olarak davayı açtığını, 12 parselde yapılan kadastro çalışmalarının kanuna ve mülkiyet esasına uygun olduğunu açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "kaldırma kararı öncesinde ve kaldırma kararı doğrultusunda icra edilen keşifler, alınan bilirkişi raporu ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının 17.05.1993 tarihli satış sözleşmesi ile özel parselasyon planında 3 ve 4 parseller olarak belirtilen 600 m² yeri ... isimli kişiden satın aldığı, satın aldığı bu yerle ilgili 1994 yılında ... Belediye Başkanlığına emlak vergisi beyanında bulunduğu, daha sonraki tarihlerde beyanname verilmediği, davalı ...'ya ait yerin ise özel parselasyon planındaki 2 numaralı özel parsel olduğu, davacının satın aldığı 3 ve 4 numaralı özel parsellerin 76 48... parselin raporda gösterilen (B) harfli 45,85 m² kısmı ile 76 48... parselin (C) harfli 442.64 m² kısmını kapsadığı, davacının talebinin de bu kısımlara yönelik olduğu, (B) harfli kısmın davalıya ait 2 numaralı özel parselin sınırları dışında kaldığının dolayısıyla 12 numaralı parsele ait olmadığının tanık beyanları ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu, 76 48... numaralı parselin (E) harfli 98,55 m² ve (D) harfli 11,38 m² kısımlarının davacının satın aldığı 3 ve 4 numaralı özel parsellerin kapsamı dışında kaldığı, (D) harfli kısım davalıya ait 2 numaralı özel parsele ait olsa da bu kısma yönelik bir talep ve dava bulunmadığı, taşınmaz boş arsa niteliğinde ancak etrafının yapılaşmış olduğu ve davacının taşınmazdan arsa olarak tasarruf ettiğinin tanıklarca beyan edildiği, davacı lehine kullanıcı tespiti yapılabileceği" gerekçeleriyle davanın kabulüne, dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 76 48... parsel ve aynı yer 76 48... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin kısmen iptali ile; 20.01.2025 tarihli ek raporunda yer alan krokide (C) ve (D) harfleri ile gösterilen alanların 76 48... parselden, (B) harfi ile gösterilen alanın ise 76 48... parselden ayrı ayrı ifraz edilerek; (C) harfli 442,64 m² alan ile (B) harfli 45,85 m² alanın birleştirilmelerine, birleştirme suretiyle oluşan toplam 488,49 m² yüzölçümlü alanın 7648 adada son parsel numarası verilerek arsa niteliği ile ... Belediye Başkanlığı adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu kütüğünün beyanlar hanesine "7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükmüne tabi tutulmuştur. İşbu parsel 1993 yılından beri ... oğlu ...'ın kullanımındadır." şeklinde şerh verilmesine, (D) harfli 11,38 m² alana 7648 adada son parselden sonra gelen parsel numarası verilerek bu alanın arsa niteliği ile ... Belediye Başkanlığı adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu kütüğünün beyanlar hanesine "7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükmüne tabi tutulmuştur. İşbu parselin kullanıcısı tespit edilememiştir." şeklinde şerh verilmesine, 76 48... parselin (C) ve (D) harfli alanların ifrazından geriye kalan ve bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen 98,55 m² yüzölçümündeki kısmının aynı ada parsel numarası ile yüzölçümü hanesi dışındaki diğer hususlarda kadastro tutanağında yazılı kayıtlarla tespit gibi ... Belediye Başkanlığı adına tapuya kayıt ve tesciline, 76 48... parselin (B) harfli alanın ifrazından geriye kalan 97,24 m² kısmının aynı ada parsel numarası ile yüzölçümü hanesi dışındaki diğer hususlarda kadastro tutanağında yazılı kayıtlarla tespit gibi ... Belediye Başkanlığı adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dairemizin kaldırma kararından sonra dava konusu taşınmazda keşif yapılmış, keşifte dinlenen tespit bilirkişisi ... davacının komşusu olduğunu, dava konusu taşınmazın davacı tarafından daha önce alındığının kendisine söylendiğini, kadastro tespitlerinde belediye kayıtlarının esas alınarak yapıldığını, kayıt sunulmaz ise kullanıcısız olarak tutanak düzenlendiğini beyan ettiği, davacı tarafından dava dilekçesine delil olarak belediye başkanlığına verilmiş emlak kaydı sunulduğu, davacının 17.05.1993 tarihli satış sözleşmesi ve ekindeki krokiye dayandığı, sözleşmede Uzundere mevkindeki 3-4 (600m²) parselin satın alındığı, 17.05.1994 tarihinde ... Belediye Başkanlığına vergi beyannamesi verildiği, bilirkişi raporuna göre söz konusu beyannamenin ve ekindeki haritanın dava konusu 12 numaralı parselin (B) harfi ile gösterilen kısmı ile 13 parselin (A) harfi ile gösterilen kısmını kapsadığı, davalıya ait satış senedinin ve krokisinin de dava konusu 12 parseli kapsadığı, dava konusu taşınmazların mahalle içinde yerleşim alanında bulunduğu, 7143 sayılı Kanun'a göre davacının taşınmazda zilyet olarak kabul edilmesi gerektiği, dayanak senet ve krokinin taşınmazı kapsadığı, bu nedenle mahkemece davanın kabulüne dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığı" gerekçeleriyle davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın boş arsa niteliğinde olup, davacının fiili kullanımının bulunmadığını, davacının dosyaya sunduğu belgelerin hem sahte olup olmadığı ve dava konusu taşınmaza ilişkin olup olmadığının araştırılmadığını, kaldırma kararı öncesi keşifte dinlenen tanıkların dava konusu yerin Kuran Kursu olarak bağışlandığını beyan ettiklerini, eksik inceleme ile karar verildiğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca 3402 sayılı Kanun'un Ek-4.maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/6454, K. 2026/4083, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-6454-e-2026-4083-k-495a948b770b