Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7159 E. 2026/459 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7159
- Karar No
- 2026/459
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1407 Esas, 2025/552 Karar KARAR : Esastan ret / Usulden ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/392 Esas, 2023/109 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların davacı idare yönünden esastan reddine, davalılar yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacı idare vekili dava dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, ..., ... 1529 parsel sayılı taşınmazın asıl davada 11.354,56 m²lik kısmının, birleştirilen davada ilave 1.186,36 m²'lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesini, taşınmazın konumu itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını, kamulaştırmadan arta kalan kısımda meydana gelen değer azalışının dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesinin kamu yararına ve usul ekonomisine aykırı olduğunu, ek bilirkişi raporuna yaptıkları itiraz değerlendirilmeden bloke kararı verilmesinin kanuna uygun olmadığını, süre belirlenirken kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin tahkikat işlemlerinin tamamlanmış olup bedelin ihtilafsız olması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, asıl ve birleştirilen dava tarihleri arasında bir yılı aşkın süre bulunduğu hâlde, taşınmazın metrekare birim değerleri arasında enflasyon şartlarına göre düşük bir fark belirlendiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısım için takdir edilen değer azalışı bedelinin yeterli olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davacı idare vekiline ilk olarak 27.12.2022 tarihli duruşmada asıl dava yönünden 7.747.567,02 TL bedeli 14.01.2019 tarihinden itibaren, birleştirilen dava yönünden 377.860,11 TL bedeli 02.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile depo etmek üzere davacı tarafa iki haftalık süre verilerek duruşmanın 24.01.2023 tarihine ertelendiği, 24.01.2023 tarihli duruşmada bedelin depo edilmemesi üzerine davacı idare vekiline belirtilen kamulaştırma bedellerini depo etmesi için yeniden kesin süre verilerek 23.02.2023 tarihine ertelendiği ve o tarihte de bedelin depo edilmemesi üzerine davanın reddine karar verildiği, davacı tarafa bedeli depo etmesi için 15 gün yerine 14 gün süre verilmiş ise de davacı tarafça daha sonra verilen kesin süreye rağmen bedelin depo edilmemesi nedeniyle bunun sonuca etkili görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin istinaf edilen kararında usul ve kanuna aykırılık görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin ise bu kararı istinaf etmekte hukuki yararı bulunmadığından istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca kamulaştırma bedelinin istinaf aşamasında depo edilerek dekontlarının sunulduğunu, kamu yararı ve usul ekonomisi ilkeleri uyarınca kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği halde, davacı idarece bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, her ne kadar davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının gereği yerine getirilmişse de, davalılar vekilinin son duruşmada ve temyize cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesi yönündeki beyanları gözetildiğinde, Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının usul ekonomisi kapsamında bozulmasına yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.