Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2967 E. 2026/407 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2967
Karar No
2026/407
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1330 E., 2025/1185 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/420 E., 2025/444 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 03.03.2023 tarihli Yönetim Kurulu Toplantı Kararının ''Yangın, Sel, Deprem gibi doğal afetlerde site üyelerinin tahliyesini kolaylaştırmak amacıyla sitenin ön cephesine 1 adet Acil Çıkış Kapısının yapılmasına karar verilmiştir'' şeklinde olduğunu, Yönetim Kurul Kararına istinaden davacının yazlık olarak kullandığı taşınmazın önüne 'Acil Çıkış Kapısı' açıldığını, davacının taşınmazının bahçesi 'Acil Çıkış Kapısını' kullananların gözü önünde olup davacı ve çocuklarının bahçelerinde rahatça dinlenemediklerini ve kimliği belirsiz tanımadıkları kişilerin bakışlarından endişe duyduğunu, davacının 03.03.2024 tarihli Genel Kurul Toplantısına katıldığını, toplantıda Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunun 7. maddesine katılmadığını beyan ettiğini, her ne kadar Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu oy birliği ile kabul edildi yazılmışsa da davacının kabul oyu kullanmadığını, 'Acil Çıkış Kapısının' kapatılarak, eski hale getirilmesi gerektiğini, beyanla davalı S.S. Pembeliman Site İşletme Kooperatifi’nin 03.03.2024 tarihli Genel Kurul Toplantısının 3. - 4. maddesindeki kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süre yönünden de reddi gerektiğini, davacı ...'ın, bakanlık temsilcilerinin de hazır bulunduğu 03.03.2024 tarihli genel kurula bizzat katıldığını ancak iptalini talep ettiği karara toplantıda muhalefet etmediğini ve herhangi bir itirazda da bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanın 03.03.2024 tarihli Genel Kurul Toplantı tutanağının 3. ve 4. maddelerinde görüşülen 2023 yılına ait faaliyet raporlarına itirazlarının tutanağa geçmediğini aksine tutanağa bu raporun oybirliği ile kabul edildiğinin yazıldığını, kendisinin kabul oyu kullanmadığını iddia etmişse de buna ilişkin herhangi bir delil sunulmamış olup davaya konu maddelere ilişkin davacının olumsuz oyunun ve muhalefet şerhinin bulunmadığı, tutanak içeriği incelendiğinde; davacı yanın söz alarak sadece 2023 yılı yönetim kurulu raporunun 7. maddesinin gözden geçirilmesini talep ettiğinin belirtildiği, bu talep içeriğinin de bu karara yönelik muhalefet şerhi olduğu ya da bu anlama gelecek herhangi bir düşünce, açıklama veya beyan niteliği taşımadığı anlaşıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 446/1 (a) maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/2 maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; muhalefetin isteğe rağmen fiilen tutanağa geçirilmemesi durumunun bir hukuki fiil niteliğinde olmakla tanıkla ispatına olanak tanınması gerektiğini, müvekkilinin delillerinin toplanmadığını, müvekkilinin 03.03.2024 tarihli genel kurul toplantısına katıldığını, 2023 yılı yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması üzerine söz alarak 'taşınmazının ön cephesine açılan acil çıkış kapısının kapatılmasını' talep ettiğini, genel kurul toplantı tutanağının 3-4 maddesinde bu durumun yazıya ''söz alan ortak ..., yönetim kurul raporunun 7. maddesinin tekrar gözden geçirilmesini talep etti' şeklinde dökülmüşse de müvekkilinin itirazlarının kayda geçmediğini, yine maddenin devamında '"Yönetim Kurulu faaliyet raporu oy birliği ile kabul edildi" denilmişse de müvekkilinin kabulünün söz konusu olmadığını, bu hususların tanık beyanları ile doğrulanacağını, müvekkilinin itirazının tutanağa geçirilmediğini, kabul yerine geçmemekle birlikte genel kurulda açıkça muhalefet şerhi yoksa da, genel kurulda yapılan görüşmelerde açıklanan eleştiri ve düşüncelerin muhalefet şerhi niteliği kazandığını, müvekkilinin, genel kurul toplantısında "acil çıkış kapısının kapatılmasını talep etmiş" kapıya yönelik eleştirilerde bulunmuş bunun üzerine tutanağa müvekkilin itirazı yumuşatılarak ' söz alan ortak ..., yönetim kurul raporunun 7. maddesinin tekrar gözden geçirilmesini talep etti' şeklinde geçirildiğini, Yargıtay içtihatlarında davacının muhalefet şerhlerinin tutanağa geçirilmediği yönündeki iddialarının araştırılıp, bu konudaki delilleri toplandıktan sonra, muhalefet şerhlerinin tutanağa geçirilmesine engel olunduğu saptanırsa dava açabileceklerinin kabul edildiğini, muhalefetin isteğe rağmen fiilen tutanağa geçirilmemesi durumunun bir hukuki fiil niteliğinde olmakla tanıkla ispatına olanak tanınması gerektiğini, genel kurula katılmak isteyip de genel kurula alınmayan, kararlara ret oyu vermesine rağmen muhalefetinin tutanağa geçirilmesine izin verilmeyen ortağın bu hususu kanıtladığı takdirde iptal davası açma hakkı bulunduğunun kabulü gerektiğini, müvekkilinin kabul oyu kullanmadığını, müvekkilinin oyunu kullanmasına imkan tanınmadığını, müvekkilinin muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmediği yönündeki iddiasının araştırılmadığını, genel kurul tutanağı ve çağrısının usulsüz olduğunu, gündem gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini, yine genel kurul toplantısına katılanların, yetkili olup olmadıklarının ilk derece mahkemesince araştırılmadığını, müvekkilin hukuki yararı olduğunu, müvekkilinin genel kurul toplantı tarihinden evvel de işbu 'acil çıkış kapısının' kapatılması amacıyla yönetim kuruluna sözlü ve yazılı başvurular yaptığını, davalı kooperatifin işbu kapıyı açarken yasal izinleri alıp almadığının da Milas Belediyesi'ne müzekkere yazılarak ilk derece mahkemesince incelenmediğini, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ilamın gerekçe içermediğinden usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif genel kurul kararının iptali istemi ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2967, K. 2026/407, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2967-e-2026-407-k-615ebbf94422