Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5777 E. 2026/496 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5777
Karar No
2026/496
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/48 Esas, 2024/348 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; ...... ili, ... ilçesi, ...........Mahallesi 305 parsel sayılı taşınmazın 17.838,16 m²sinin kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 2020/82 Esas, 2021/633 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 2020/82 Esas, 2021/633 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli ve 2022/723 Esas, 2023/448 Karar sayılı kararıyla arazi niteliğindeki taşınmazların olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, değerlendirmeye alınan ürün verilerinin resmi veriler ile uyumlu ve yörenin münavebe sistemine uyumlu olup, bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazların niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının uygun düştüğü, arta kalan bölümün yözölçümü ve geometrik durumuna göre belirlenen değer azalış oranının yerinde olduğu, böylece mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli ve 2022/723 Esas, 2023/448 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dairemiz yerleşik uygulamasına göre arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer tespitinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verim miktarları dikkate alınarak taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek hüküm tesisi doğru görülmediğinden, dava konusu taşınmazın bedeli belirlenirken devlet destekleme birim fiyatı eklenmek suretiyle metrekare birim bedeli belirlenmesinin doğru olmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kuru tarım arazilerinde kapitalizyon faiz oranının %5 alınması gerekirken, buna aykırı olarak %4 alınarak yüksek bedel tespitinin hatalı olduğunu, Devlet tarafından verilen destekleme bedelleri ilave edilmeksizin bedel tespiti yapılması gerektiği hâlde, münavebeye alınan ürünlerin birim fiyatlarının bedelinin artırılmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın çevresinin bütünüyle tarım arazileri ile çevrili, meskun ve mahalde ve altyapı hizmetlerinden yararlanmayan bir konumda olup, objektif artış uygulanmaması gerekirken, aksi yapılarak taşınmazın bedeli yüksek olarak belirlendiğini, faiz tarihinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan ürünlerin gerek verim miktarı gerekse birim fiyatları çok düşük hesaplanmış olup taşınmazda elde edilebilecek ürünlerin verim miktarlarının çok daha yüksek olduğunu, objektif değer artışının en az %500 olarak hesaplanması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda üretim masraflarının çok yüksek hesaplandığını, yerleşik Yargıtay kararlarına göre üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağını, her ne kadar arta kalan alanda değer düşüklüğü olarak %3 oran gösterilmişse de bu oranın en az %9-10 olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına usulî kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5777, K. 2026/496, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5777-e-2026-496-k-1670cadea782