Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2873 E. 2026/1149 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2873
Karar No
2026/1149
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2770 E., 2025/778 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/9 E., 2023/120 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Şirketin ............ ili, ............ ilçesi, ........... Köyü, 8 00... parsel ve aynı yerde bulunan 7 98... parsel sayılı taşınmazın tamamı üzerinde 15.07.1985 tarihinden beri intifa hakkı sahibi olduğunu, müvekkili Şirketin Aliağa Rafinerisinin kurulduğu 1970'li yıllarda temel su ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla ............ mevkiinde su kuyuları açarak müvekkili Şirket rafinerisine yaklaşık 25 km'lik bir su hattı çektiğini ve üretim için elzem olan suyun bu hat ile taşınmasını sağladığını, bahse konu su isale hattının halen aktif olarak çalıştığını, bu hattın geçirilmesi esnasında güzergahın Hazine arazilerinden belirlenerek özel mülkiyetteki araziler de kamulaştırılarak hattın sürdürülebilirliğinin güvence altına alındığını, arazilerin mülkiyetinin Maliye Hazinesine ait olmasına karşın intifa hakkının müvekkili Şirket lehine şerh edildiğini, belirtilen parsellerin 2018 yılında TOKİ'ye devredildiğini ve daha sonra üçüncü şahıslara satılarak özel mülkiyete tâbi hale getirildiğini, taşınmaz mülkiyetinin intifa ile yüklü olarak el değiştirdiğini, taşınmazların üçüncü kişilere satışından sonra parsellerin üzerine inşaat malzemelerini istiflemek suretiyle müvekkili Şirketin taşınmaz üzerindeki intifa hakkının kullanımının engellendiğini, bu durumun yanı sıra tapu kaydı üzerinde yer alan 26.11.2020 tarihli "diğer irtifak hakkı" beyanı ile 7 98... parsel ve 8 00... parsel üzerindeki intifa haklarının İzmir Kadastro Müdürlüğünün 23.11.2020 tarihinde tescil bildirimi gereğince m² düzeltme işlemi yapıldığını, yolsuz tescil niteliğindeki bu işlem nedeniyle 7 98... parselin tamamı üzerindeki intifa hakkının 216,11 m²'ye, 8 00... parselin tamamı üzerindeki intifa hakkının ise 359,77 m²'ye düşürüldüğünü, intifa hakkı sahibinin bilgisi dışında onun talep ve onayı alınmadan intifa hakkının tescilinin değiştirilmesinin kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilinin intifa hakkı sahibi olduğu dava konusu 7 98... parsel sayılı taşınmazda intifa hakkı yönünden yolsuz terkin ve tescil işlemi gereğince tapu kaydının düzeltilmesine ve eski şekli ile müvekkili Şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili ve davalı ... vekili ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde özetle; 7 98... parsel sayılı taşınmazın İmar Kanunu'nun 18. maddesi gereği imar uygulaması görerek Aliağa Mahallesi 1289, 1293, 3729, 3730, 37 31... parsel sayılı taşınmazların birleşmesi ile oluştuğunu, imar uygulaması öncesi sadece 3730 parsel (615 m²) ve 4401 parsel (490 m²) sayılı taşınmazların tamamı üzerinde intifa hakkının davacıya ait olduğunu, dava dışı ... adına kayıtlı 1292 parsel sayılı taşınmaz üzerinde Menemen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/259 Esas ve 1969/259 Karar sayılı kararı ile taşınmazın üç parçaya bölünerek 3729, 37 30... sayılı parsellerin meydana geldiğini, taşınmazın 615,00 m²'lik kısmının mülkiyeti Hazineye geçirilerek TÜPRAŞ lehine intifa hakkı tanındığını, dava dışı Tevfik Aydın adına kayıtlı Aliağa Mahallesi 1295 parsel sayılı taşınmaz üzerinde Menemen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/272 Esas ve 1969/272 Karar sayılı kararı ile de taşınmazın üç parçaya bölünerek 4400, 44 01... parsellerin meydana geldiğini, taşınmazın 490,00 m²'lik kısmının mülkiyetinin Hazineye geçirilerek ............lehine intifa hakkı tanındığını, imar uygulaması öncesi taşınmazın belli bir kısmında mahkeme kararına göre tam yararlanma hakkı için ifraz edilerek tescil edilen taşınmazların, imar uygulaması sonrası intifa hakkı sahibi olduğu taşınmaz miktarından daha büyük bir kısmında tam yararlanma hakkı istemesinin 7 98... parsel taşınmazın malikinin mülkiyet hakkına istinaden tasarruf yetkisinin kısıtlanmasına sebep olduğunu, yapılan müracaata istinaden teknik inceleme sonucunda hazırlanan rapora göre intifa hakkının taşınması işlemin yanlışlığının fark edildiğini, tapu kaydında sadece bu yönde düzeltme işleminin yapıldığını, işlemden sonra tapu kayıtlarının hukuka uygun hale getirildiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli ve 2021/9 Esas, 2023/120 Karar sayılı kararı ile; "... yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde; taşınmazın tamamı üzerine intifa hakkı kurulan 37 65... sayılı parsellerin imar işlemi ile kapatıldığı, kapatılan parsellerin 7 98... parsel üzerinden geçtiği güzergahın raporda (a) harfi ile gösterilen 146, 22... 'lik yerin 3765 sayılı parselden, (b) harfi ile gösterilen 69, 89... lik yerin 3730 sayılı parselden geldiği ile davacı lehine toplam 216. 11... intifa hakkı olduğunun tespit edildiği, kadastro birimince hazırlanan teknik rapor ve tescil bildirimine istinaden 7 98... parsel sayılı taşınmazın tamamı üzerine sehven aktarılan intifa hakkının düzeltilmesi işleminin yapılan tespitler ışığında yolsuz tescil hükmünde olmadığı..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.04.2025 tarihli ve 2023/2770 Esas, 2025/778 Karar sayılı kararı ile "...istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde dayanılan nedenleri tekrarla; 1. İntifa hakkının taşınmazın bütünü için kurulduğunu, 2. Bilirkişi raporunun objektif ve denetime elverişli olmadığını, Mahkemece atanan fen bilirkişisinin dava konusu işleme esas bildirim-tescil raporunda yer almasının mümkün bulunmadığını, 3. Davalı Kurum tarafından yapılan işlemin TMK'nın 1014, 10 26... . maddelerinde yer verilen düzenlemelere aykırı olduğunu, tapu müdürlüğü tarafından intifa hakkı üzerinde re'sen düzeltme işlemi yapamayacağını, 4. Tapu Sicili Tüzüğünün 66. maddesi gereği taşınmazların imar ve benzeri sebeplerle birleştirilmesi durumunda, birleştirilen parsellerden biri üzerinde mevcut intifa hakkının birleşmeyle meydana gelen yeni taşınmazın tümü üzerinde devam edeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, intifa hakkına dayalı tapu kaydında yapılan düzeltme işleminin iptali ile eski haline getirilmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2873, K. 2026/1149, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-2873-e-2026-1149-k-4b294ea198af