Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3639 E. 2026/1648 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3639
- Karar No
- 2026/1648
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2255 E., 2025/1164 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/52 E., 2022/170 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ............... ilçesi, 15 03... parseldeki taşınmazı, ............ Noterliğinin 05.08.1980 tarih ve ... yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile Hikmet Benlioğlu’ndan satın aldığını, daha önce davacı tarafça açılan dava ve davalı Maliye Hazinesi tarafından açılan davaların Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/585 Esas sayılı dosyasında birleştirildiğini, bu dosyadan verilen kararla taşınmazın Maliye Hazinesi adına tesciline karar verildiğini ancak davacı tarafından açılan tapu iptali ve tescil davası ile ilgili karar verilmediğini ileri sürerek; dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, bunun mümkün olmaması hâlinde taşınmazın rayiç değerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiş. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz satılmış olduğundan tapu iptali ve tescil talebinden vazgeçtiklerini, taşınmazın rayiç bedelinin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın 3. kişiye satıldığını, dava konusu taşınmaz ile ilgili daha önce verilen kesin hüküm niteliğinde karar olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/585 Esas, 2011/226 Karar sayılı kararıyla: Maltepe ilçesi, .......... Mah. 15 03... parselde yer alan taşınmazın davalı İdare adına tesciline karar verildiği, bu kararı tarafların temyiz etmemesi üzerine 06.06.2011 tarihinde kesinleştiği, davacı vekili cevaba cevap dilekçesi ile söz konusu taşınmazın davalı İdare tarafından elden çıkarılması nedeniyle tapu iptal ve tescil talebinden vazgeçerek tazminat talebinde bulunmuş ise de tapu iptali ve tescil istemine yönelik talebi kabul görmeyen davacının sözleşmeden kaynaklı tazminat nedeniyle davalıdan bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bu karara esas teşkil eden Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 08.06.2010 tarihli 2010/4366 Esas ve 2010/6715 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, davacının taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu haklarını daha önceden dava dışı kişilere temlik etmesi nedeniyle tazminat talebinin reddi gerektiği ve tapu iptali ve tescil talebinin kesinleşen mahkeme kararı ile reddine karar verildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile dava dışı ... arasında dava konusu taşınmaza ilişkin olarak düzenlenen satış vaadi sözleşmesinin ............ Noterliği tarafından düzenlenen 30.03.2015 tarihli sözleşme ile feshedildiğini, dolayısıyla davacının taşınmaza ilişkin haklarının devam ettiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; satış vaadi sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.