Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4978 E. 2026/540 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4978
- Karar No
- 2026/540
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1162 Esas, 2024/2363 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/149 Esas, 2023/127 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....... ili, ..., ...........Mahallesi 2886 (yeni........../ ............ Mahallesi 21 87... ) parsel sayılı taşınmazın müvekkili adına tapuda kayıtlı olduğunu, davaya konu taşınmaza davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla kamulaştırmasız el atma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve ekindeki belgelerden bahse konu alana kalıcı ve sürekli bir şekilde fiili olarak el atıldığına yönelik herhangi bir kanıya ulaşılması imkanı bulunmadığını, bu yönüyle davaya bakılacak olursa, iş bu davada fiili el atma durumu olmaması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerekeceğini, dava konusu yerin ... Belediyesi sınırları içerisinde kalan bir yer olduğunu, dava konusu taşınmazın belediyenin yetki ve sorumluluk alanı içerisinde bulunmadığı gibi belediyece herhangi bir çalışma da yapılmadığını, davanın belediyelerine yöneltilmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle; öncelikle davanın idarelerine husumet yöneltilemeyeceğinden reddi gerekeceğini, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak aynı davacı tarafından Antalya 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/399 Esas sayılı dava dosyasının bulunduğunu, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı olmayıp, tarafları ve konusu aynı olan iş bu davanın derdestlik yönünden reddi gerekeceğini ileri sürerek davanın usul ve esas yönünden reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın müvekkili yönünden husumet nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu yerin ... Belediyesi sınırları içerisinde kaldığını, parselde müvekkili tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını, bilirkişi raporları incelendiğinde; dava konusu parselin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında yol olarak planlandığının tespit edildiğini, niteliği tarla olan parselin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesine tabi tutulacağını ve yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, ... saha, cami ve karakol gibi alanların düzenleme ortaklık payından karşılanması gerektiğini, parsele müvekkili tarafından fiilen el atılmadığını, dava konusu parselin eski ........... ili, ...,......... Mahallesi 560 parselin DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen kamulaştırma işlemi sonucu ifraz ile oluşturulan bir kadastral parsel olduğunu, parselin batı kısmında kanal olarak kamulaştırılan 2885 parselin halihazırda imar yolu olarak kullanıldığını, parselin fiili el atıldığı iddia edilen kısımdan geçen ... numaralı ara sokağın sorumluluğunun Antalya Büyükşehir Belediyesinde olmadığını, bu kısımdan ... Belediye Başkanlığı'nın sorumlu olduğunu, imar planlarının henüz onaylanmadığını, dava konusu parselin kök parseli olan 560 parselden DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen kamulaştırma işlemi sonucu ifraz ile oluşturulan ... numaralı kadastral parselin imar uygulamasına tabi tutulurken uygulanan düzenleme ortaklık payı oranı olan %33,0044 oranının dikkate alındığını, fakat bu kesinti miktarının dikkate alınmasının hatalı ve eksik bir değerlendirme olduğunu, taşınmazın bulunduğu tarafta yani ..........Caddesi’nin kuzeyinde de imar planlarının yapıldığını imar uygulamasının yapılacağını, düzenleme ortaklık payı kesintisi oranının % 45 olduğunu, bilirkişilerin sadece yolun güneyindeki kısım için uygulanmış olan % 33,0044 düzenleme ortaklık payı oranını dikkate aldıklarını, rapor mevcut haliyle hatalı olup yeniden ek rapor hazırlanması gerektiğini, emsal parsel ile dava konusu parselin üstün ve eksik yönlerinin doğru değerlendirilmediğini, emsal taşınmazın uygun emsal olmadığını belirterek resen gözetilecek nedenlerle de kararın kaldırılmasına ve davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz 1.151,66 m² yüzölçümü ile tapuda kayıtlı olup davacının tam payla taşınmazın maliki olduğu, ... Belediye Başkanlığınca gönderilen 13.04.2022 tarihli yazı cevabına göre davaya konu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında 25 metrelik imar yolunda kaldığı, mahallinde yapılan keşif gözlem bilirkişi raporu ve rapora ekli fotoğraflara göre taşınmaz üzerine davalı ... Belediyesinin sorumluluğunda olan ana arter niteliğindeki ............Caddesi’nin bulunduğu taşınmaza davalı idare tarafından fiilen el atılmış olmakla, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin doğru olduğu görülmüş, ancak dava konusu taşınmaza fiilen el atıldığı anlaşıldığından nispi harca hükmedilmesi gerekirken maktu harca hükmedilmesi doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.