Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/196 E. 2026/4090 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/196
- Karar No
- 2026/4090
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2225 E., 2025/1439 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Türkoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/66 E., 2022/645 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 3 parsel sayılı taşınmaz tescil harici olup, Pazarcık Kadastro Mahkemesi 1978/8 Esas sayılı dosyada davalıdır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının dava dilekçesine ekli koordinat ve ölçeklendirme haritasında (B) harfiyle gösterilen 26.904,88 m² yüzölçümü olan taşınmazı, zilyet olarak tarım amaçlı kullandığını, imar-ihya işlemlerini tamamladığını ve taşınmazı tarıma elverişli arazi hale getirdiğini, haricen satış sözleşmesi ile kayıt malikinden zilyetliği devralan ... mirasçısı ... 'ndan satın aldığı, Pazarcık Kadastro Mahkemesi'nin 1978/8 Esas sayılı dosyasında taşınmazın tapulama yargısının halen derdest olduğu iddiasına dayanarak, taşınmazın davacı adına zilyetliğinin tespitine ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraflar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya içerisinde yer alan dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtlarından, taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesinde, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğuna dair şerh bulunmamaktadır. Taşınmaz üzerinde zilyetlik tespiti ve beyanlar hanesine şerh verilebilmesi için Kanunda açık bir düzenleme bulunması gereklidir. Diğer durumlarda, zilyetlik tespiti ve zilyetlik şerhi verilmesi mümkün bulunmadığından, davacının dava konusu taşınmazda zilyetlik tespiti ve beyanlar hanesine şerh verilmesi istemiyle dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı" gerekçeleriyle davanın reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında "davalı" olduğu anlaşılmıştır. Özel mülkiyete konu taşınmazlarda kullanım kadastrosu yapılmamış ise zilyetlik şerhi verilmesi mümkün bulunmamakta olup, taşınmazların kayıtlarına kullanıcı şerhi yazılması ancak yasalarla özel düzenleme yapılması ile mümkündür. Dava konusu taşınmaz hakkında 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanunu'na eklenen ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu bulunmadığına göre tutanağın beyanlar hanesine zilyetlik şerhi verilmesi de mümkün değildir. Böyle bir hakkın doğabilmesi için taşınmazda kullanıcı olunduğuna ya da üzerindeki muhdesatların aidiyetine yönelik bilgilerin kadastro tutanağının beyanlar hanesine şerh edilmiş olması gerekir. Açıklanan hususlara göre İlk Derece Mahkemesinin red kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, ancak davada davalı taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden davanın esası ve vekalet ücretine yönelik hüküm kurulması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; zilyetliğin tespitinin bağımsız bir dava olup, hukuki yararın bulunduğunu, Pazarcık Kadastro Mahkemesinin 1978/8 Esas sayılı dosyasının zilyetliğin tespitini zorunlu kıldığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu kullanım kadastrosu yapılmamış taşınmazda davacı adına zilyetlik şerhi verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.