Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4984 E. 2026/541 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4984
- Karar No
- 2026/541
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2057 Esas, 2024/3017 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/81 Esas, 2023/712 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Davacı ... dışında kalan davacılar yönünden hüküm altına alınan bedelin, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, işbu davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların hissedarı olduğu ......... ili, ..., ... Mahallesi 17 32... parsel, 17 39... parsel ve 17 33... parsel sayılı taşınmazlar üzerine belediye hizmet alanı ve günü birlik tesis alanı yapmak suretiyle kamulaştırmasız el attığını, herhangi bir kamulaştırma bedeli ödenmediğini, taşınmazın denizi gördüğünü, manzaralı bir yerde bulunduğunu, belediyenin tüm alt yapı vs hizmetlerindan yararlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik her bir davacı için ve 3 ayrı taşınmaz için ayrı ayrı olmak üzere 300,00'er TL'den toplam 900,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde idarelerince alınan bir kamulaştırma kararı bulunmadığını, idarelerince fiili bir müdahale bulunmadığını, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, taşınmaz üzerine davalıdır şerhi verilmesi gerektiğini belirterek davanın zaman aşımı, husumet nedeniyle usulden ayrıca davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, dava konusu taşınmazdaki davacıların hisselerinin iptali ile davalı idare adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 17 31... parselin günü birlik tesis alanı olarak ayrıldığını, dolayısıyla özel mülkiyete konu olduğu için kamulaştırmasız el atma koşullarının oluşmadığını, tazminattan sorumlu tutulamayacağını, hükmedilen bedele uygulanacak faizin ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, idarenin ödemesi gereken vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, kararda takyidatların bedele yansıtılmış haliyle hesaplanması gerektiğini, taşınmaz bedelinin fahiş olarak belirlendiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, emsal alınan taşınmazın hatalı olduğunu, taşınmazda hisse hatası bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, vekâlet ücretinin maktu belirlenmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ............ ili, ..., ... Mahallesi 17 33... ve 17 32... parsel sayılı taşınmazın belediye hizmet alanında kaldığı 17 39... parselin ise günü birlik tesis alanında kaldığı, 17 39... ada 1 parselde fiili el atma bulunmadığı, 17 33... parselin bir kısmında yol bulunduğu taşınmazların arsa niteliği ile tapuda kayıtlı olan taşınmazın düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış imar parseli olduğu; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin yerinde olduğu ancak hukuken el atılan dava konusu 17 39... ve 17 33... parsel sayılı taşınmazlarda taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yol yapılmak suretiyle fiilen el atılan 17 39... parsel sayılı taşınmaz yönünden İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maktu karar harcına hükmedilmiş ise de, taşınmaza fiilen el atılmış olması ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 28.09.2023 tarihli ve 2023/7138 Esas, 2023/8034 Karar sayılı kararı gözetildiğinde, 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının eldeki dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince maktu karar harcına hükmolunması doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak belirtilen yönler düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.