Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/9012 E. 2026/12389 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/9012
- Karar No
- 2026/12389
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4140 Esas, 2025/927 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/543 Esas, 2024/417 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 157 37... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında resmi kurum alanı olarak ayrılmış olduğundan kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargıda açılan dava reddedildiğinden kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, mülkiyete bir el atmanın bulunmadığını, kamu alanına isabet ettiği bilinerek satın alındığını, 5 yıllık sürenin dolmadığını, sunulan örneğe göre yüksek bedele hükmedildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile husumetin ... Belediye Başkanlığına yöneltilmesinin doğru olduğunu, uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin eyleminin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunan kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığı için yeterli bulunduğu her türlü izahtan vareste olduğunu, taşınmazın da bulunduğu düzenleme sahasında yapılan imar uygulamasının (3194 sayılı İmar Kanununun 18.madde uygulaması) 29.11.1988 tarihinde tescil edildiği, yapılan bu imar uygulaması neticesinde resmi kurum alanı olarak ayrıldığı ve dava tarihi itibarıyla bu durumunu muhafaza ettiği, buna karşın davalı idare tarafından usulüne uygun şekilde kamulaştırma yapılmadığı dolayısıyla davacıların mülkiyet haklarının ihlal edildiği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince kamulaştırmasız hukuki el atmanın gerçekleştiğinin kabulünün yerinde olduğunu, bedelin tespit edilmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık görülmediği, ancak uydu görüntülerinden ve keşif ile yerinde yapılan tespitlerden taşınmazda davalı idare tarafından kalıcı bir tesis veya yapı yapılmadığı dolayısıyla fiilen taşınmaza el atılmadığı anlaşılmasına rağmen vekâlet ücretinin ve harcın nispi olarak hesaplanması doğru olmadığından, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli ... Planının 13.12.2024 tarihli ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının 18.04.2024 tarihli ... Büyükşehir Belediye Meclisinde kabul edildiğini ve taşınmazın ticaret alanına dönüştürülmüş olduğundan davanın konusuz kaldığını ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Geri çevirme kararı gereği dosyaya getirtilen bilgi ve belgelere göre; taşınmazın imar planındaki fonksiyonunun “Ticaret Alanı” olarak değiştirilmiş olduğu, 1/5000 ölçekli revizyon imar planının tarih belirtilmeksizin kesinleştiğinin ve yine 1/1000 ölçekli revizyon imar planına ilişkin olarak askı süresinde yapılan itirazların reddedildiği anlaşılmış olup, gerek 1/5000 ölçekli gerekse 1/1000 ölçekli revizyon imar planlarının kesinleşme tarihi kesin olarak belirlenip, ayrıca, imar planlarının iptali yönünden idari yargıda davacılar tarafından iptal davası da açıldığı beyan edildiğinden bu hususta gerekli araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, bozmanın niteliğine göre şimdilik sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.