Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2343 E. 2026/12477 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2343
- Karar No
- 2026/12477
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1371 Esas, 2025/3082 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/766 Esas, 2025/28 Karar
Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ... mirasçıları yönünden vazgeçme nedeniyle reddine, diğer davacılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın ... mirasçıları yönünden açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden kesin olarak kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda;
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak kararın miktar itibarıyla kesin olduğundan 03.12.2025 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleşme şerhi düzenlenmiş ise de Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 03.12.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından ... dışında kalan davacılar yönünden hüküm altına alınan miktar dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davalı Hazine vekilinin temyiz isteminin ... dışında kalan davacılar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. Bu durumda 03.12.2025 tarihli kesinleşme şerhinin de ... yönünden ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra; Davalı Hazine vekilinin davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin paydaşı olduğu Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 15 28... sayılı taşınmazın tapu kaydının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın asıl talepler bakımından zamanaşımına uğradığını, müvekkili idare açısından davanın reddinin gerektiğini, müvekkili idare açısından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini, aksi halde esastan reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... mirasçıları yönünden vazgeçme nedeniyle reddine, diğer davacılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, hükme esas rapordaki verilerin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların maliki bulunduğu dava konusu ... Mahallesi 15 28... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının tamamının orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle iptal edildiği, her ne kadar ormanların özel mülkiyete konu olması mümkün değil ise de tapu sicili hatalı olarak tutulduğundan, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve davacıların zararının tazmininin yerinde olduğu, bunun gibi, hasım olarak Hazinenin gösterilmesinde ve asıl alacağa, tapunun iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasında, taşınmaz üzerinde kuru tarım yapılması sebebi ile kapitalizasyon faiz oranının % 5 olarak takdir edilmiş olmasında, taşınmazın konumu, köy yerleşik alanına olan mesafesi, bilirkişi kurulu raporundaki özellikleri dikkate alınarak gelir metoduna göre tespit edilen m² birim bedeline %20 oranında objektif değer artışı uygulanmasında (istinaf edenin sıfatına göre) ve dosya kapsamıyla uyumlu görüldüğü ancak İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2024 tarihli duruşmasında davacı vekili ...'in tüm mirasçıları yönünden açtıkları davadan vazgeçtiklerini beyan ettiği, davalı idare vekilinin ise 25.04.2024 tarihli celsede ... mirasçıları yönünden açılan davadan vazgeçilmesine muvafakat ettiğinden tarafların vazgeçme beyanı 6100 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen davanın geri alınması müessesesi olup davanın geri alınması halinde 6100 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken ...' in tüm mirasçıları yönünden açılan davanın vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsiz ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle davanın ... mirasçıları yönünden açılmamış sayılmasına diğer davacılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 20.06.2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 11.06.2026 tarihli ve 7584 sayılı Kanun ile 6831 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 22'de özetle; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre kısmen veya tamamen "Devlet Ormanı" olarak sınırlandırılan taşınmazlardan, bu maddenin 2. ve 3. fıkrası kapsamında kalan taşınmazlar hakkında bu maddenin 5. fıkrasının (a) bendi uyarınca; "...Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve bu madde kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları da dahil olmak üzere derdest olan davaların konusuz kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerine bırakılmasına karar verilir ve taraflar lehine vekâlet ücretine hükmedilmez." hükmü getirilmekle mahkeme kararından sonra yürürlüğe giren yasal değişiklik gereğince inceleme ve işlem yapılması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozmanın niteliği gözetilerek şimdilik sair hususlar incelenmeksizin temyiz olunan Bölge Adliye mahkemesi kararının davacı ... yönünden BOZULMASINA, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.