İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/432 E. 2026/617 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/432
- Karar No
- 2026/617
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/432 Esas KARAR NO :2026/617
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/05/2026 KARAR TARİHİ:02/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ...A.Ş. İle davalı şirket arasında karşılıklı mal ve hizmet teslimlerine dayanan ticari bir ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki bu ticari ilişki çerçevesinde ... çek seri numaralı 10.10.2025 keşide tarihli 1.114.800,00 TL bedelli çek düzenlendiğini, davalı şirketten alınan bir kısım malların karşılığında müvekkili şirket faaliyetleri doğrultusunda verildiğini, davaya konu edilen çekinde bu ticari ilişkinin bir parçası olarak düzenlendiğini, taraflar arasındaki gerçek borç ilişkisini tek başına yansıtan bir belge niteliğinde olmadığını, ilerleyen süreçte davalı tarafından söz konusu çeke ilişkin alacağını kısmen bile tahsil edemediği iddiası ile müvekkili şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu takip ile müvekkili ...A.Ş.’nin davalı şirket nezdindeki cari hesap ilişkisi örtüşmediğini, çek bedelleri içerisine, henüz ifası gerçekleşmemiş ticari işlemler ve avans mahiyetindeki ödemeler de dâhil edildiğini, davalı taraf, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve cari hesap kayıtlarının gerçek durumunu göz ardı ederek söz konusu çek bedelinin tamamını talep etmek suretiyle haksız ve gerçeğe aykırı bir takip başlattığını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davanın kabulüne, .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı takibin durdurulmasına, müvekkili şirketin borcu bulunmadığının tespitine, karşı tarafın %20’ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve masrafın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, dava dilekçesinde müvekkili şirket ile aralarındaki cari hesap ilişkisini kabul etmekle birlikte, birtakım iadeler ve mahsuplar neticesinde 736.500,00 TL alacaklı hale geldiğini iddia ettiğini, müvekkili şirket tarafından bu alacak ve iadeler kesinlikle kabul edilmediğini, davacının kendi kurguladığı bu hesaplama yöntemi bizzat kendi aleyhine kesin bir borç ikrarı oluşturduğunu, cari hesap incelendiğinde en son işlemin Eylül ayında gerçekleştiğini, söz konusu çeklerin cari hesaptaki son işlemler olduğunu, davacının kendi sunmuş olduğu cari hesap incelendiği takdirde dava konusu 10/10/2025 tarihli çekten sonra keşide edilen iki adet daha çek bulunmadığını, söz konusu 10/11/2025 ve 11/11/2025 keşide tarihli bu iki çek de bankaya ibrazlarında karşılıksız çıktığını, bu çeklere ilişkin olarak.... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyası ile ayrıca icra takibi başlatıldığını, mahsup iddialarının muaccel olan ilk borca uygulanması hukuken mümkün olmadığını, davanın ikame edilme amacının .... İcra Ceza Mahkemesindeki yargılamayı sürüncemede bırakmak olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, davacı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak icra takibini durdurmaya yönelik dava açması sebebiyle, 2004 sayılı İİK m. 72/4 uyarınca alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili 16/07/2026 tarihli dilekçesi ile; dava dosyasından HMK'nın 123. maddesi uyarınca vazgeçtiklerini, vazgeçen taraf olarak herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını, vazgeçme uyarınca karşı tarafın açık onayının alınmasını ve dosyanın açılmamış sayılması şeklinde kapatılmasını, akabinde kararın kesinleştirilmesini talep ettiği, davalı vekilinin de 27/08/2026 tarihli beyan dilekçesi ile davacı vekilinin HMK'nın 123. maddesi kapsamındaki vazgeçme talebine muvafakatinin bulunduğunu bildirdiği ve davacı taraftan masraf ve vekalet ücreti talebinde bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, davacı tarafından dava geri alındığından HMK'nın 123. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. KARAR: Yukarıda Gerekçesi Açıklandığı Üzere; 1-HMK'nın 123. maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gerekli 732,00 TL ilam harcının peşin yatırılan 20.979,99 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 20.247,99 TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri ve vekaleti talebinin bulunmadığı beyan edildiğinden bu hususta karar verilmesine, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.02/09/2026
Katip ... E-İMZA
Hakim .. E-İMZA