Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3711 E. 2026/12378 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3711
Karar No
2026/12378
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2573 Esas, 2025/3546 Karar KARAR : Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/551 Esas, 2024/292 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 436 08... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “Spor Tesisleri Alanı” olarak ayrılması nedeniyle davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığından, taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini, ıslah dilekçesi ile de bedelin kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedele, kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, taşınmazın imar planının iptal edilmesi nedeniyle plansız alanda bulunduğunu, husumetin kendilerine düşmediğini, m² birim fiyatının fahiş belirlendiğini, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, fiili el atmanın bulunmadığını ileri sürmüştür,

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın öncesinde 1996 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “spor alanı” kullanımına ayrıldığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Genel Müdürlüğünün talebi üzerine, taşınmazın 2013 yılında yapılan imar planı değişikliği ile “özel spor alanı” kullanımına dönüştürüldüğü, 2015 yılında parselasyon planı ile taşınmazın 436 08... ve 4 parsele şuyulandırıldığı ve tapuda tescillerin sağlandığı; ancak açılan dava sonucu planların iptaline dair kararın Danıştay denetiminden geçerek 28.01.2021 tarihinde kesinleştiği, parselasyon planının da iptaline karar verildiği, bunun üzerine davalı idare tarafından 27.06.2019 tarihli ve 711/1771 sayılı kararı ile onaylanan ... nolu parselasyon planı ile geriye dönüşüm işlemlerinin yapılarak taşınmazın aynı ada 1 parsel olarak tapuda tescilinin sağlandığı, mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı ve tesis bulunmadığı, fiilen el atmanın bulunmadığının tespit edildiği, her ne kadar dava konusu taşınmaza fiilen el atılmamış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, adli yargının görevli olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3711, K. 2026/12378, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3711-e-2026-12378-k-24075becfe8f