Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16624 E. 2026/10374 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16624
Karar No
2026/10374
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1782 Esas, 2025/1418 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/250 Esas, 2023/846 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 inci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.

Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinin 10.07.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından davacılar ... vd. dışındaki davacılar yönünden hüküm altına alınan bedel dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Bu itibarla davacılar ... vd. dışında kalan davacılar yönünden hükmedilen bedel yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idare vekilinin davacılar ... vd. yönünden hükmedilen bedele ilişkin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Antalya ili, Döşemealtı ilçesi, ... Mahallesi 6 24... parsel sayılı taşınmazda hisse sahibi olduklarını, söz konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında sağlık tesis alanı olarak ayrılmış olması sebebiyle taşınmazdan faydalanamadıklarını, bu fiili durumun Anayasal mülkiyet hakkının ihlali olduğunu beyan ederek müvekkiline ait hissenin yargılama neticesinde tespit edilecek piyasa rayiç değerinin davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın idari yargıda açılması gerektiğini, husumetin imar planını yapan belediyeye yönetilmemesinin hatalı olduğunu, belirlenen bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Antalya ili, Döşemealtı ilçesi 6 24... parsel sayılı taşınmazın arsa niteliği ile tapuda kayıtlı olduğu, ... Belediyesinin yazı içeriği ve eki onaylı İmar Planına ve ekli yazışmalara göre dava konusu yerin yürürlükte bulunan onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında " sağlık tesis alanı "olarak planlı alanda kaldığı anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yerinde görülerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelin davalı idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü yerindedir.

3. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelin 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesi uyarınca davalı idareden tahsiline karar verilmiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR A. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ... vd. Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ... vd.'ne İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16624, K. 2026/10374, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16624-e-2026-10374-k-c0931e509215