Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6898 E. 2026/395 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6898
- Karar No
- 2026/395
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/96 Esas, 2025/407 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/104 Esas, 2024/44 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...... ili, ..., ............ Mahallesi 3 03... parsel sayılı taşınmazın 21.12.2018 tarihli kararı ile "I. Derece arkeolojik sit alanı" ilan edilerek tapuya şerh verildiği, trampa taleplerinin reddedildiği, kamulaştırmasız el atıldığından bahisle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, talep edilen alacaklar yönünden zamanaşımı definde bulunduklarını, dava konusu taşınmazın davalı idarenin görev ve sorumluluk alanına giren bir kamu hizmetinin yerine getirilmesi için davalı idareye tahsis edilmediğinden fiilen el atmanın gerçekleşmediğini, kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat talebinin yerinde olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat isteminin yerinde olmadığını, davanın esastan reddinin gerektiğini, ilk itirazlarının yerel mahkemece değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın adresinin gerekçeli kararda net olmadığını, tapudaki adresinin yazılması gerektiğini, ayrıca taşınmazın "hazine adına tesciline" karar verilmesi gerektiğini, ıslah edilen miktara da dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin yasal olmadığını, taşınmazın arsa vasfında kabul edilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın bedelinin fahiş olarak belirlendiğini, dava konusu taşınmazın davalı idarenin görev ve sorumluluk alanına giren bir kamu hizmetinin yerine getirilmesi için davalı idareye tahsis edilmediğinden fiilen el atmanın gerçekleşmediğini, davalı idarece kazı çalışması yapılmadığını, dava konusu parselin, tel çit ile çevrili olmadığını, emsal olarak seçilen taşınmazın tamamen “hisse almak amacıyla yapılmış özel amaçlı satış” olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21.12.2018 tarihli 8862 sayılı kararı ile ” Yellice Nekropolü 1. ( Birinci ) Derece Arkeolojik Sit Alanı “olarak tescil edildiği, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 17. Maddesinde “ Bir alanın koruma Bölge Kurulunca sit olarak ilanı bu alanda her ölçekteki plan uygulamasını durdurur.” şeklindeki hükmü gereğince dava konusu mevcutta bulunan planlarının yükümlülüğü durdurulmuş olup plansız hale geldiği, koruma amaçlı imar planı bulunmadığı taşınmazın ... 1/1000 lik Uygulama İmar Planı dahilinde depolama alanı olarak geçtiği, dava konusu taşınmazın imar planının uzun yıllardır hayata geçirilmemesi sonucu sorumlu davalı idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi nedeniyle kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiği, dosya içersinde yer alan bilgi ve belgeler ile dairelerince yapılan Takbis incelemesinde dava konusu taşınmazın, arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile dava konusu taşınmazın değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, 2023 yılı emlak vergisine esas metrekare birim fiyatının 282,57-TL olduğu, emsal olarak alınan taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planı içerisinde düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış imar parseli olduğu, emsal taşınmaza ait hissesinin 19.02.20 14... yevmiye numaralı resmi satış örneğinin dosyaya celp edildiği, emsal olma özelliğine sahip bulunduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın eksik ve üstün yanlarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda tartışıldığı, emsal taşınmazın dava konusu taşınmaz ile bitişik olup eşit olduğu değerlendirildiğinde göre dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 24.01.2023 tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının 6.362,39 TL olarak tespitinin yerinde olduğu ve sonuç metrekare birim fiyatının ve bu şekilde belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak taşınmazın Hazine adına kayıt ve tescil edilmesi gerekirken, davalı idare adına tescil edilmesi hatalı bulunduğundan davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce 1. Derecede Arkeolojik Sit alanı olarak tespit edilmiş ise de dosya içindeki delil ve belgelere göre, taşınmaza davalı idarece fiilen el atılmadığı anlaşılmıştır.
4. Somut olayda; 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek-1 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulama yeri bulunmadığı, taşınmazın sit alanı olarak ilan edilmesi Anayasa'nın mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğini düzenleyen 35 inci maddesi uyarınca 2863 sayılı Kanun'dan kaynaklanan bir durum olup, davalı idarenin mülkiyet hakkını ortadan kaldıran bir işlem niteliğinde olmadığı, 2863 sayılı Kanun'un 11inci maddesinin ikinci fıkrasında; maliklerin bu varlıkların üzerindeki mülkiyet haklarının tabii icabı olan ve bu Kanun'un hükümlerine aykırı bulunmayan bütün yetkilerini kullanabilecekleri de düzenlendiği, aynı Kanun'un 15 inci maddesinin (f) bendi '' Sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller, (…) başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir. Sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin talepleri değerlendirilmez'' hükmü gereğince de sit alanlarının davalı idarece kamulaştırılmasının zorunlu olmadığı, davacının Kanun'dan kaynaklanan takas haklarının kullanamamalarının yine yasal mevzuattan kaynaklandığı, bu durumda, dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından söz edilmesi mümkün olamayacağından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.