Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1577 E. 2026/3977 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1577
Karar No
2026/3977
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2104 E., 2025/2810 K. DAVA TARİHİ : 29.08.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/336 E., 2023/292 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.01.2015-21.07.2022 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve tazminatsız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, 20.07.2022 tarihinde kalıp bakımında desteğe ihtiyaç duyulması nedeniyle amiri M.M tarafından davacıya görevlendirme yapıldığını, davacının önce görevlendirmeyi kabul ettiğini sonrasında ise amirine işi yapmak istemediğini belirttiğini, amirin işine devam etmesi yönündeki talimatının sonrasında ise agresif tutum sergileyerek verilen işi yapmamakta ısrar ettiğini, görevlendirmeyi yapan M.M'yi tehdit ettiğini savunarak iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığını ve davacının alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık beyanlarından davacının amiri M.M'nin davacıyı dışladığı, işleri yardımcısı ile yürüttüğü, bu tavrı ile davacıyı işyerinde etkisizleştirdiği, parmak işareti ile çağırma gibi eylemlerle rencide ettiği, davacı asılın beyanı ile son iki yıllık süreçte sistematik biçimde davacıya karşı küçümseme, hafife alma, karalama, kötüleme, yok sayma tarzında ruhen, bedenen ve fiziken etkileneceği açık eylemlerde bulunduğu, ilk amirinin bu davranışlarına karşı şikayet merci olan kalıphane müdürünün davacının ilettiği soruların çözümü noktasında inisiyatif almadığı, davacının 23.05.2022 günü yaygın anksiyete bozukluğu nedeni ile 06.06.2022 gününe kadar heyet raporu aldığı, bu dönemde ilaç kullandığı, bu hâli ile davacının psikolojik taciz iddiasının tanık beyanları doğrultusunda ispatlandığı, savunmasında yer alan "kendimi tutamayarak ve sinirlerime hakim olamayarak keserim şeklinde bir ifade kullandım" şeklindeki beyanı ile yaşanan olayı doğruladığı ancak bunun yaşanan sistematik psikolojik tacizin yansıması olarak verilen anlık bir tepki olduğu, 8 yıla yaklaşan kıdeme sahip geçmişte hiçbir olumsuz sicili bulunmayan davacının bu sözleri neticesi iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının olay günü amiri konumundaki işyeri çalışanlarından M.M. ile iş nedeniyle tartıştıkları, daha sonra onun yanından ayrılarak Kalıphane Müdürü B.Y'nin yanına gittiği, onun yanında M.M'yi kastederek "...ben bu adamı bıçaklayacağım geçmişte 2-3 tane bıçaklamam var. Biri yanlışlıkla oldu ama ikisini bilinçli yaptım..." şeklinde sözlerle M.M hakkında tehdit içeren sözler sarfettiğinin sabit olduğu, işverence yapılan feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin amiri tarafından sürekli baskıya uğradığının sübuta erdiğini, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığını 2. Toplu iş sözleşmesinde yer alan fesih prosedürüne uygun hareket edilmediğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği ile feshin toplu iş sözleşmesindeki prosedüre uygun olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1577, K. 2026/3977, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1577-e-2026-3977-k-57e3ab71ac47