Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1335 E. 2026/3966 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1335
Karar No
2026/3966
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1715 E., 2025/2705 K. DAVA TARİHİ : 05.10.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 51. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/380 E., 2024/139 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.09.2014-22.06.2020 tarihleri arasında davalının işyerinde önce mağaza müdür yardımcısı, 09.06.2015 tarihinden itibaren ise hem veteriner hekim hem de mağaza müdür yardımcısı olarak çalıştığını, alacaklarının ödenmemesi ve ücretinin eksik ödenmesi ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın yerine getirilmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma ücreti ve cezai şart alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının herhangi bir haklı neden olmaksızın iş sözleşmesini feshettiğini, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, yıllık izinlerin kullandırılmadığı iddiasının doğru olmadığını, bu hususun fesih gerekçesi olamayacağını, davacının yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını, fazla çalışmalarının karşılığının ödendiğini, cezai şart talebinin hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının ücret ödemelerinin düzenli olmadığı, iş sözleşmesinin feshi tarihinde ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğu, geniş anlamda ücret alacaklarının ödenmemesinin davacı işçiye haklı fesih imkânı verdiği, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, dosya muhteviyatında bulunan sözleşmelerin incelenmesinde, "Sigorta, vergi vb. yasal kesintiler ile yol ve yemek ücreti dahil değildir." denilmek suretiyle, tespit edilen yıllık ücrette nelerin hariç olduğunun belirtildiği, dolayısıyla davacının eline geçmesi gereken net ücretin kastedildiği ve net temel ücretin anlaşılması gerektiği, ücret bordrolarında ek tahakkuk yapılarak ilave edilen prim, ikramiye ve diğer yardımların hariç olduğunun belirtilmediği, ancak prim, ikramiye vb. diğer bu ödemelerin, davacının veteriner hekimlik yanında aynı zamanda müdür yardımcılığı görevi de yaptığı için, müdür yardımcılığı karşılığı olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, davacıya ödenmesi gereken net ücretlerin ihtirazı kayıtsız davacı imzalı iş sözleşmesi bulunan dönemler bakımından sözleşmede belirlenen ücrete göre, sözleşme bulunmayan dönemler bakımından ise Veteriner Hekimler Odası asgari ücret artışlarına göre tespit edildiği, davacının ödenen ücretleri dosya kapsamına ibraz edilen ücret bordrolarından ve banka kayıtlarından tespit edilmekle ödenen ücretlerin tenzili gerektiği, davacı tarafın talep etmiş olduğu bakiye miktarların ödendiğine ilişkin davalı tarafça delil sunulmadığı, davacının ücret alacağı bulunduğu, sözleşmedeki cezai şart düzenlemesinin davacı lehine düzenlenmiş bir cezai şart olduğunun anlaşıldığı, açıkça cezai şart yazmamasının sonuca etkili olmadığı ve bu cezai şartın karşılıklılık ilkesi gereğince davalı lehine de düzenlenmediğinden geçerli olmadığı, davacının fazla çalışma yaptığının ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sözleşme hükümlerine göre davacının ücretinin eksik ödendiği, Mahkemece ıslah dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak sadece 20 19... yılı için eksik ücret alacağına hükmedilmesinin isabetli olduğu, davacının ücret alacağının bulunduğu anlaşılmakla iş sözleşmesinin davacı tarafından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) hükmü uyarınca haklı nedenle feshedildiği sonucuna ulaşılmakla Mahkemece kıdem tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, taraflar arasında imzalanan ve davacının iş sözleşmesinin fesih tarihinde yürürlükte olan 01.01.2019 tarihli sözleşmenin 8/d hükmünde "Ücretin işveren tarafından sözleşmede belirtilen miktardan daha az ödenmesi halinde, istihdamı zorunlu personel 4857 sayılı İş Kanunu 24/2-e maddesi uyarınca hizmet akdini, ücretin aşağı çekildiğini öğrendiği günden itibaren 7 gün içerisinde fesih edebilecektir. Hizmet akdindeki ücretin aşağı çekilmesi nedeniyle veteriner hekimin, 15 aylık net ücret alacağı kendisine işveren tarafından tazminat olarak, herhangi bir hüküm istihaline gerek kalmaksızın ödenecektir. İşveren söz konusu tazminatın fahişliğini iddia edemeyecektir." hükmünün yer aldığı, davacının aylık ücretinin eksik ödenmesinin fesih tarihinde hâlen devam ettiği, davacı iş sözleşmesini ücretinin düşürüldüğünü öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde feshettiğinden 15 aylık net ücret tutarında cezai şart alacağına hak kazandığı, Mahkemece, cezai şart alacağının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının 15 aylık cezai şart tutarının 86.250,00 TL olduğu, %30 indirim yapıldığında davacının hak kazandığı cezai şart tutarının net 60.375,00 TL olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ücretinin eksik ödenmesinin söz konusu olmadığını, davacının görevli bulunduğu ilin Veteriner Hekimleri Odasının belirlediği yıllık net ücretin altında olmayacak şekilde ücret ödemelerinin gerçekleştirildiğini, bu bakımdan davacının cezai şart alacağının da reddi gerektiğini, 2. Sadece davacı lehine düzenlenen cezai şart hükmünün geçerli olmayacağını, 3. Sözleşmede yer alan cezai şart düzenlemesinin fesih süresine bağlı olduğunu, davacının 2016 yılında ücretinin eksik ödendiği iddiası ile 2020 yılında iş sözleşmesini feshettiğini, 4. Davacının iş sözleşmesini herhangi bir haklı neden olmaksızın feshettiğini, davacının kıdem tazminatı ve ücret alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ücret miktarı ile fark ücret alacağının bulunup bulunmadığı ve cezai şarta ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1335, K. 2026/3966, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1335-e-2026-3966-k-5a1d8e8058a3