Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3339 E. 2026/1125 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3339
Karar No
2026/1125
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1035 E., 2025/1194 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/101 E., 2025/88 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, ........ ili, ......... ilçe, ........ Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 13 53... parsel sayılı taşınmazın tapuda Karaman Belediyesi adına tescilli olduğunu, söz konusu taşınmazın geldisinin 3 59... parsel numarasında kayıtlı olan mera vasfındaki taşınmaz olduğunu, geldisi mera olmakla birlikte Karaman Belediyesince İmar uygulaması yapılmak suretiyle res'en ifraz edilerek........... Mahallesi 13 53... parsel numarası ile ... adına hukuka aykırı olarak tapuya tescil edildiğini ve 4342 sayılı Mera Kanunu’nun geçici 3. maddesi kapsamında da kalmadığını belirterek anılan taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile tapuda kayıtlı olduğu vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, 26.06.1986 tarihli ifraz işlemi esnasında yeşil alan niteliği taşıyan hem de güncel imar planında park, okul, yol ve resmî Kurum alanı üzerinde kalan taşınmazın kamusal niteliği itibariyle 3194 sayılı Kanunun 11/1. maddesi gereğince Hazine mülkiyetinde olsaydı bile Belediyeye devredilmesi gereken bir parsel konumunda olduğunu, 4342 sayılı Kanuna dayanılarak mülkiyet iddiasında bulunulmasının ve bu iddiadan hareketle tapu iptali ve tescil talep edilmesinin hukuki bir geçerliliğinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tedavüllü tapu kaydı, bilirkişi raporları, 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede; dava konusu edilen taşınmazın evveliyatında kadastro tespitinde "mera" vasfı ile davalı ... Belediyesi adına tescil edildiği, 03.05.2005 tarihi itibariyle belediye sınırları içerisinde, 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşmiş imar planı içerisinde "boş arsa" olarak kaldığı, yerleşim yeri olarak işgal edildiği, mera niteliğini yitirdiği, mera niteliği ile kullanılmasının teknik açıdan mümkün olmadığı, yerleşim, işgal ve yapılaşmanın 01.01.2003 tarihinden önce var olduğu, 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, taşınmazın öncesinin mera olup Belediye adına tescilinin yolsuz olduğunu, Mera Kanunu geçici 3. maddesinin koşullarının oluşmadığını, meraların tahsis amacı değişse de bile Hazine adına tescilli olması gerektiğini, şerh dâhi konulmamış olduğunu, hava fotoğraflarından da geçici maddedeki şartların oluşmadığının anlaşıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3339, K. 2026/1125, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3339-e-2026-1125-k-55245aca2149