Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16640 E. 2026/4595 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16640
- Karar No
- 2026/4595
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/367 E., 2025/270 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 08.03.1999 – 23.06.2014 tarihleri arasında davalıya ait evde aralıksız ve sürekli olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalının eşi ve çocukları ile birlikte yaşadığı evde ayda en fazla 2 ya da 3 gün ütü temizlik işlerinde çalıştığını, ev hizmetlerinde daimi olarak yardımcı bir kadının zaten çalıştığını, davacının başka evlerde de temizlik işinde çalıştığını, davacının kendi isteği ile işten ayrılmak istediğini beyan ettiği gün kendi ihbarı üzerine gelen Kurum denetmenlerine davalının yokluğunda düzenlenen tutanakta ayda 3 gün çalıştığını beyan ettiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2021 tarih ve 2021/16 - 2021/122 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir
IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2022 tarih ve 2022/853 - 2022/811 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire kararı ile ... İnceleme konusu eldeki davada, davacı 08.03.1999-23.06.2014 tarihleri arasında davalıya ait evde aralıksız ve sürekli olarak çalıştığının tespitini istemiş; Mahkemece, aksi yazılı delille ispat olunamayan resmi tutanağa itibar edilerek, mevcut çalışma şeklinin, mevzuatta aranan ve içtihatlarla kabul edilen “süreklilik” unsurunu taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Somut olayda, Mahkemece dinlenen tutanak tanığı ... Denetmeni ...’un “davacının beyanı alınırken gergin bir ortam olduğu, davacının ruh halinin tedirgin olduğu, işverenin baskısı altında olduğu, işyerinin konut olması sebebiyle işverenin kendilerini içeri almama gayreti ile davacının baskı altında olduğuna..” dair beyanı, olayın ve tutanağın gelişim şekli nazara alındığında, Mahkemece yapılması gereken iş; kamu tanıkları ... ve ...’un beyanlarında geçen ve davalı yanında sürekli çalıştığı bilinen .. karı kocanın beyanlarına başvurulmalı, davalı ... .. adına ev hizmetleri işyerinden bildirimi bulunan .. dinlenmeli, kolluk tutanağında tespit edilen No:.. sayılı villada ikamet eden ... ve ... ile diğer komşu villa sahiplerinin davacının çalışması ve süresine ilişkin yöntemince beyanları alınmalı, davacıya 24.03.2004-30.06.2004 tarihleri arasında davalının ortağı olduğu dava dışı şirketten bildirilen çalışmalarının gerçek olup olmadığı, bu çalışmalarının iptalini isteyip istemediği sorulmalı, iptalini istediği takdirde davalı şirket de davaya dahil edilmeli ve gösterdiği deliller toplanmalı, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir, şeklindeki gerekçeyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2025 tarih ve 2022/367 - 2025/270 E.K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, 20.06.2014 tarihli yerel denetim tutanağı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, aksi yazılı delille ispat olunamayan resmi tutanağa itibar edilerek mevcut çalışma şeklinin, mevzuatta aranan ve içtihatlarla kabul edilen süreklilik unsurunu taşımadığı gözetilerek davanın reddine dair karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, bozma kararının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğini, bozma sonrası dinlenen tanık ...'nın beyanı ile yine bozma sonrası dinlenen kamu tanığı ...'ın ifadesi ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının davalı işveren nezdinde talep edilen sürelerde çalıştığının sabit olduğunu, Mahkemece verilen kararın hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda hükümde yazılı gerekçelerle karar verilmiş ise de, işbu davanın 04.11.2014 tarihinde açıldığı, karar başlığında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının davalı olarak gösterildiği, 6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine eklenen 4. fıkra uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının davada fer'i müdahil olarak yer alması gerektiği dikkate alınarak, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının fer'i müdahil olarak kabulünün gerektiği gözetilmeksizin, temyiz edenin sıfatına göre yanılgılı değerlendirme ile karar başlığında davalı olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 3.Öte yandan davanın hizmet tespiti istemli açılmış olması karşısında, hükmün 4. satırında "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 280,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına" ibaresinin yazılması da hatalı olmuştur. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında Kurum karşısında yer alan "Davalı" ibaresinin silinerek yerine ''Fer'i Müdahil" ibaresinin yazılmasına ve hükmün 4. satırının karardan çıkartılmak suretiyle bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi