Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5062 E. 2026/518 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5062
Karar No
2026/518
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/597 Esas, 2024/2547 Karar KARAR : Esastan ret/Usulden ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/202 Esas, 2023/790 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisil istemi yönünden başvurunun usulden reddine, kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat istemine ilişkin talep yönünden başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacılara ödenmesine karar verilen ecrimisil bedeli ile davacılardan ... lehine hükmedilen tazminat bedelinin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290.00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, ecrimisil bedeli ile davacı ...’na ödenmesine karar verilen tazminat bedeli yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idare vekilinin ... dışındaki davacılar lehine hükmedilen tazminat istemi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...... ili, ... ilçesi, ........ Mahall..esi 45 44... parsel sayılı taşınmaza lise inşa edilmek suretiyle fiilen el atıldığından kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 10.07.2019 tarih ve 30827 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nda değişiklik yapıldığını, onaylı parselasyon planı olmayan yerlerde kalan eğitim alanlarının kamulaştırma işlemlerinden imar planı yapmaya ve uygulamaya yetkili olan belediyeler ve valiliklerin sorumlu olduğu yönünde yapılan düzenleme gözetilerek davanın bu açıdan yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, el atma tarihindeki niteliklerinin dikkate alınması gerektiğini, ıslah ile arttırılan bedele ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini, ecrimisil yönünden ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükmedilen ecrimisil miktarı, hüküm tarihi itibarıyla İlk Derece Mahkemesi kararları için kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL'den az olduğundan, davalı vekilinin istinaf itirazlarının ecrimisil istemi yönünden 6100 sayılı Kanun'un 352 inci maddesi gereğince usulden reddine, kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden yapılan incelemede ise, İmar planında " Mesleki ve Teknik Öğretim Alanı" olarak ayrılmış olan dava konusu taşınmaza,..............Teknik Meslek Lisesi yapılmak suretiyle kamulaştırma olmaksızın fiilen el atıldığı, hükme esas raporda, taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, kıyasi emsal olarak Antalya İli, ... İlçesi, ...Mahallesi 55 06... parsel sayılı taşınmazın 28.07.2016 tarihli 7/1800 hisse satışının esas alındığı, dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın özelliklerinin puanlanması suretiyle bulunan değer üzerinden taşınmazın değerinin belirlendiği, her iki taşınmazın da imar parseli olduğu, kıyaslama neticesinde kıyasi emsalin daha değerli kabul edilmesinin yerinde olduğu ve emlak vergi değerleri açısından ters orantı bulunmadığı, davacıların hissesi nispetinde kamulaştırmasız el atma tazminatının hesaplandığı, taşınmazın bulunan metrekare değerlerinin ve tazminat miktarlarının taşınmazın bulunduğu konum itibarı ile uyumlu olduğu, hükme esas teşkil eden 27.09.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunun denetime açık, ayrıntılı, hüküm kurmak için yeterli olduğu, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, fiili el atma tarihine göre uzlaşmanın dava şartı olmadığı, davanın kabul ile sonuçlanması nedeniyle davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sorumlu tutulmasına ilişkin ilk derece mahkemesi hükmünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, yine, niteliği itibarı ile kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil tazminatına ilişkin davaların ayrı ayrı davalar olduğu, her bir dava yönünden kabul edilen miktarlar üzerinden davacı taraf yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı belirtilerek davalı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığı anlaşıldığından, arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı idareden tahsili ile payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davalı İdare Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalı İdare Vekilinin Davacılardan ... Lehine Hükmedilen Tazminat Bedeline İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

C. Davalı İdare Vekilinin ... Dışında Kalan Davacılar Lehine Hükmedilen Tazminat Bedeline İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5062, K. 2026/518, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5062-e-2026-518-k-246bb42ef5ef