Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10620 E. 2026/506 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10620
Karar No
2026/506
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/164 Esas, 2025/509 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eğil Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/69 Esas, 2024/62 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu......... ili,......... ilçesi, .......... köyü 1 19... parsel sayılı taşınmazın ..........Barajı suyu altında kalması nedeniyle tazminat ve ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkili kurumca taşınmaza el atılmadığını, açılan dava haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1997 yılında gerçekleştirilen kadastro çalışmaları sonucu 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi gereğince malik sıfatıyla zilyetliğinde olduğunun tespit edildiğini, yapılan tespite karşı Hazine tarafından Eğil Kadastro Mahkemesinde 1997/8 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde, "dava konusu ....... ilçesi, ... Köyü 1 19... sayılı parselin 3402 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi gereğince kadastro dışı bırakılmasına, Tarafların kamulaştırma bedelinin alınabilmesi bakımından aidiyet konusunda genel mahkemelerde dava açmakta muhtariyetlerine " şeklinde karar verildiğini, Hazine tarafından temyiz edilen işbu kararın Yargıtay (Kapatılan)17. Hukuk Dairesinin 1998/4924 Esas, 1998/4702 Karar sayılı kararı ile onandığını, Kadastro Mahkemesinin kararına binaen iş bu el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil davasını açtığını, yerel mahkemece hukuka ve kanuna aykırı olarak davanın reddine karar verildiğini, ayrıca davalı kurum tarafından sunulan evraklarda da kamulaştırma işlemleri başlatılmış ve her ne kadar gerçeği yansıtmasa da kamulaştırma bedelinin ödendiğinin belirtildiğini, davalı tarafın kamulaştırmasız el atmayı fiilini kabul etmesine ve mülkiyetin kendisine ait olduğunu örtülü şekilde beyan etmesine rağmen yerel mahkemece aksi yönde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, sonuç olarak mülkiyet hakkına müdahale söz konusu olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el koyma nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davayı ancak tapu maliki veya mülkiyet hakkını kazandığını kesinleşmiş mahkeme kararı ile kanıtlayan mal sahibinin açabileceği, dava konusu taşınmazın 1997 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi gereğince davacı ...'in zilyetliğinde olduğunun tespit edildiği, yapılan tespite karşı Hazine tarafından Eğil Kadastro Mahkemesinin 1997/8 Esasına kayden açılan davanın yapılan yargılaması neticesinde dava konusu .........İli,...........ilçesi,........ köyü 1 19... parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi gereğince kadastro dışı bırakılmasına dair karar verildiği, verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 1998/4924 Esas, 1998/4702 Karar sayılı kararı ile onandığı anlaşılmakla, davacının tazminat ve ecrimisil talep ettiği dava konusu .....ili, ..... ilçesi, ........ köyü 1 19... parsel sayılı taşınmazda malik olmadığı, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi gereği kadastro dışına bırakılmasına karar verilen yerlerden olduğu gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği, mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10620, K. 2026/506, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10620-e-2026-506-k-c86f0763f3d5