Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2834 E. 2026/3415 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2834
Karar No
2026/3415
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1481 E., 2024/2117 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2009/1 E., 2021/9 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahiller ... ve ... vekili tarafından duruşma istemli, davacı ... ve arkadaşları vekili, asli müdahil ... ve arkadaşları vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin masraf yatırılmaması nedeniyle reddine, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında, Erzurum ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 18... parsel sayılı 2.757.000,16 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle Hüseyin oğlu Medet ve müşterekleri ile Hazine adına; 1 18... , 1 20... ve 1 21... parsel sayılı sırasıyla 555.912,91 m², 1.413.009,16 m² ve 11.364.539,98 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, yaylak vasfıyla sınırlandırılmışlardır. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili ile asli müdahiller ... ve ... vekili, ... ve arkadaşları vekili ile ..., ayrı ayrı sundukları dava ve müdahale dilekçelerinde; tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazların müvekkilleri adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif, mahalli ve tespit bilirkişi beyanları, tapu kayıtları, teknik ve ziraat bilirkişi raporları ile dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazlara dayanak tapu kayıtlarının değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlara sahip olduğu, taşınmazların mera niteliğinde homojen arazi olduğu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 20/1-C maddesi uyarınca miktara itibar edilmesi gerektiğinin tespit edildiği gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahiller ... ve ... vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, asli müdahil ... ve arkadaşları vekili ile asli müdahil ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dayanılan tapu kayıtlarının her birinin 3.000 dönüm olmak üzere toplam 12.000 dönüm alanı kapsadığının resmi yazı, kesinleşmiş mahkeme kararları ve tercüme raporlarıyla sabit olduğunu, bu nedenle 3402 sayılı Kanun'un sınırların genişlemeye elverişli olmasına ilişkin hükmünün somut olayda uygulanma imkânının bulunmadığını, taşınmazın yüz yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız biçimde müvekkillerin murisleri tarafından kullanıldığının mahalli bilirkişi, tanık beyanları ve kira mukaveleleriyle ispatlandığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Asli müdahiller ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın eski tapu kayıtlarında yer alan ... Gediği sınırlarının insan eli veya doğal yollarla değiştirilmesi mümkün olmayan sabit fiziki, coğrafi ve jeolojik nitelikte olduğunu, mahalli bilirkişilerin söz konusu sınırları arazide oybirliğiyle göstererek fen bilirkişisi raporu ve krokisiyle tespit ettirildiğini, taşınmazın yüz yılı aşkın süredir ... ailesi tarafından yaylak olarak kullanıldığını, sınırların değişken olup olmadığı hususunda jeoloji mühendisinden görüş alınmaksızın salt tapu fen bilirkişisinin uzmanlık alanı dışındaki tespitine dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının her birinin 3.000 dönüm olmak üzere toplam 12.000 dönüm yüzölçümü kapsadığının Tapu Sicil Müdürlüğü yazısı ve yeminli mütercim bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, miktar itibarıyla geçerli olan tapu kayıtlarına 3402 sayılı Kanun'un 20/1-C maddesinin uygulanma imkanının bulunmadığını, taşınmazların 100 yılı aşkın süredir ... ailesince nizasız ve fasılasız biçimde kullanıldığı ve otlak olarak kiraya verildiğini, 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında yetkili makamca verilmiş bir tahsis kararı bulunmadığından taşınmazların mera vasfında sayılamayacağını, ayrıca vefat eden müvekkilin mirasçıları ile yeni asli müdahiller adına da temyiz itirazında bulunulduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 4. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; 3402 sayılı Kanun'un 20/1-C maddesinin somut olayda uygulanma imkanının bulunmadığını, taşınmazın yüzyılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız biçimde müvekkilleri tarafından kullanıldığının dosya kapsamı, keşifler ve tanık beyanlarıyla ispatlandığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dayanılan tapu kayıtlarının değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırları içerip içermediği, 3402 sayılı Kanun'un 20/1-C maddesi uyarınca miktara mı yoksa sınırlara mı itibar edileceği, tapu kayıtlarının zemine uygulanma imkanı bulunup bulunmadığı, taşınmazların mera/yaylak niteliğinde olup olmadığı ve davacılar ile asli müdahiller lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahiller ... ve ... vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, asli müdahil ... ve arkadaşları vekili ile asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2834, K. 2026/3415, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2834-e-2026-3415-k-ac2c6b2f74c9