Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1358 E. 2026/1619 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1358
- Karar No
- 2026/1619
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/1358
KARAR NO:2026/1619
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/07/2026 (Ara Karar)
NUMARASI:2026/1658 Esas
TALEP:İhtiyati Haciz
DAVA TARİHİ : 17/07/2026
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/10/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; davalıya teslim edilen mal ve hizmetlere ilişkin 207.231,90-TL tutarındaki fatura alacağının tahsil edilemediğini, davalının iflas erteleme ve konkordato süreçleri nedeniyle alacaklıları oyaladığını, taraflar arasında 11.01.2013 tarihinde imzalanan protokol ile borcun 89.594,47 Euro olarak yapılandırıldığını, protokolde ödeme vadesinin 31.12.2015 olarak belirlendiğini, davalının protokol şartlarına aykırı davranarak hiçbir ödeme yapmadığını, müvekkil şirket tarafından İstanbul 36. İcra Dairesi’nin .... sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının itiraz ettiğini, belirterek 12.03.2025 tarihli e-posta yazışması ile davalının borcu ikrar ettiğini, protokolün 3. maddesi gereğince kesin vade dolduğundan davalının ihtara gerek kalmaksızın temerrüte düştüğünü, zamanaşımı süresinin dolmadığını ve davalının borç ikrarı ile zamanaşımının kesildiğini, davalının itirazının iptali ile takibin devamını, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, 4.222.389,61 TL alacak üzerinden İstanbul 36. İcra Dairesi .... sayılı dosyasından davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları kaydına uygulanmak üzere İİKnın257 vd hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; ihtiyati haciz talep eden davacının daha önce,2025/605 D. İş sayılı dosyası ile aynı alacağa ilişkin olarak ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, sözü edilen dosyada, sunulan fatura ve cari hesap ekstresinin 2012 yılı öncesine ait olduğu, bizzat davacı cari hesap kayıtlarında, davalıdan olan alacağının 207.231,90 TL olarak gösterildiği, hesap mutabakatı başlıklı 11.01.2013 tarihli belgenin kesin ve kayıtsız vadeyi içeren borç ikrarı niteliğinde olmadığı, yargılamayı gerektirdiği, borçlunun konkordato sırasında ikrarı ve cari hesap ekstresi ile örtüşen kısımları kapsamında 207.231,90 TL asıl alacak ve 06.09.2024 tarihine kadar işlenmiş faiz 411.373,77 TL olmak üzere toplam 618.605,67- TL üzerinden alacağını yaklaşık olarak ispatladığı gerekçesi ile talebin bu tutar üzerinden kısmen kabulüne, fazla istemin reddine karar verildiği, davacı vekilinin bu kez aynı alacağın 4.222.389,61 TL kısmı için eldeki dosya ile yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, ne var ki yukarıda da açıklandığı üzere Mahkememizin 2025/605 D. İş sayılı dosyası ile, yaklaşık olarak ispat olunan kısım dışındaki istemin reddine karar verildiği, davacı yanın daha evvel reddolunan fazlaya ilişkin kısım yönünden ihtiyati haciz talebini eldeki dosyada haklı gösterecek ve yaklaşık ispat koşulunu sağlayacak yeni ve somut bir delil sunmadığı, sözü edilen alacağın varlık ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili; Fatura asıl alacağı 207.231,90-TL olup 10.01.2013 tarihli TCBM kurundan karşılığının 89.594,47- Euroya isabet ettiği,protokolün 2.maddesinde "...taraflar arasında cari hesap mutabakatı yapılması ... belirlenen borçlara ilişkin ibra, ödeme tarih koşullarının belirlenmesi amacıyla taraflar arasında imzalanmıştır." yazdığı, protokol sadece müvekkil şirket ile yapılmamış davalı şirketin banka dışı tüm alacaklıları aynı şekilde 11.01.2013 tarihli toplantıya davet edilmiş, alacaklıların alacağı oranında döviz cinsinden alacakları yapılandırılmak üzere protokoller taraflarca imza altına alındığını 11.01.2013 tarihinde imza edilmesi için sunulan protokole 207.231,90 TL / 2.3130 = 89.594,47 Euro alacak yapılandırması içerikli mutabakat protokolü müvekkil şirket yetkilisi ile davalı şirket yetkilileri tarafından imza altına alındığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve talepleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili, alacağın bir protokol ile yabancı para cinsinden belirlendiğini ileri sürerek ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ise de icra takip dosyasının incelenmesinde "karşı yan davalı taraf icra takibine itirazında, takip talebinde ve ödeme emrinden belirtilen, takibi yapan karşı tarafça iddia olunan ve takip dayanağı ve sebebi olduğu belirtilen Hesap Mutabakatnamesi ve Borç Yapılandırmasına İlişkin Protokol ya da bunun takip talebinde ve ödeme emrinde belirtildiği adıyla 11.01.2013 tarihli Borç Yenileme Sözleşmesinde (fotokopilerde) müvekkili şirketi temsilen atıldığı iddia olunan imzalara da açıkça ve ayrıca itiraz ediyoruz, reddediyoruz ve kabul etmiyoruz, bu imzalar itiraz eden müvekkil şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ait değildir ve müvekkilim şirketi temsilen böyle bir belge imzalanmamıştır. "denilerek icra takibine itiraz edilmiştir. Yargılamanın bulunduğu aşamada davacı tarafça varlığı iddia edilen protokolün davalıyı bağlayıcı olup olmadığı konusunda bir inceleme yapılması gerekli olup bu aşamada muaccel alacağın varlığı noktasında kanaat verici delilin sunulmadığının kabulü gerektiğinden ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Alacaklı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/10/2026