Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2011 E. 2026/1869 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2011
Karar No
2026/1869
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/2011

KARAR NO: 2026/1869

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/09/2026

NUMARASI: 2026/1721 Esas- 2026/849 Karar

DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi

Zayi belgesi verilmesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin tutmakla yükümlü olduğu yönetim kurulu karar defterinin usulüne uygun şekilde tutulduğunu, defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığını, karar defterinin 2020 yılı ve sonrası dönemine ilişkin olduğunu, toplam 39 sayfadan oluştuğunu, anılan defterin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünce 23.01.2020 tarih ve ... numaralı işlemi ile bütün sayfalarının mühürlenerek onaylandığını ve şirket merkezinde muhafaza edilirken yapılan araştırmalara rağmen bulunamadığını, bu defterin en son .... Noterliğinin 06.02.2024 tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdik edildiğini, defterin zayi olduğunun ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden işlem yapmak için alınan 18.06.2026 tarihli randevu sırasında anlaşıldığını, defterin herhangi bir çalışan, muhasebe birimi veya şirket yetkilisinde bulunup bulunmadığının kontrol edildiğini, buna rağmen deftere ulaşılamadığını, TTK'nın 82.maddesinde sayılan haller ve benzerler hallerde zayi olan defterlerin zayi olduğunun tespitine karar verilebileceğini, davacının kusurundan kaynaklanmayan nedenlerle ve irade dışı kaybolan yönetim kurulu karar defterinin zayi olduğunun mahkeme kararı ile tespitinin gerektiğini ileri sürerek, zayi olgusunun tespiti ile belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda, davacı tarafça yönetim kurulu karar defterinin şirket merkezinde muhafaza edilmekte iken kaybolduğundan bahisle zayi belgesi verilmesi talep edilmiş isede, tacirin TTK 82/7. maddeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması gerekmektedir. Talebe konu defterlerin, basiretli tacir ilkesine uygun şekilde saklaması gerektiği, buna rağmen gerekli özen ve ihtimam gösterilmediği, mücbir sebebin ya da bir ceza soruşturmasının bulunmadığı..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin TTK hükümleri uyarınca tuttuğu ve basiretli bir tacir gibi sakladığı, açılış ve kapanış tasdiklerini süresinde yaptığı yönetim kurulu karar defterinin zayi olduğunu, 2020 yılı ve sonrası dönemine ilişkin defterin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 23.01.2020 tarih ve ... onay numarası ile tüm sayfaları mühürlenmek suretiyle onaylandığını, defterdeki son işlemin ise .... Noterliğinin 06.02.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi olduğunu, şirket merkezinde özenle korunan defterin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde yapılacak bir işlem için arandığını ve bulunamadığını, yapılan tüm araştırmalara göre bulunamayan defterin 18.06.2026 tarihinde zayi olduğunun anlaşıldığını, defterin zayi nedeniyle iptali için dava açıldığını, şirketimizin yaklaşan asgari sermaye artırımının yasal süresi ve infisah riski nedeniyle duruşmanın erkene alındığını, ancak yeterli ve derinlemesine bir tahkikat yapılmaksızın davanın reddine karar verildiğini, gerekçeli kararda somut olayda mücbir sebebin veya bir ceza soruşturmasının bulunmadığı, defterlerin saklanmasında basiretli tacir ilkesine uygun özen ve ihtimamın gösterilmediğinin kabul edildiğini,

Oysa TTK'nın 82/7.maddesinde sayılan hallerin tahdidi olmadığının bir çok yüksek mahkeme kararında kabul edildiğini, bu hallerin yalnızca doğal afet ve hırsızlık durumlarıyla sınırlamadığını ve tacirin iradesi dışında defterlerin elden çıkması neticesini doğuran diğer durumları da himaye altına alındığını, çekişmesiz yargı işlerinde uygulanması gereken re'sen araştırma ilkesinin ihlal edildiğini, sicil kayıtları, noter tasdik evrakları ve şirket içi araştırma vakıaları dosya kapsamında sabit iken, şirket yetkililerinin veya ilgili personelin beyanlarına başvurulmadığını, yerinde inceleme yapılmadığını, gerektiğinde bilirkişi marifetiyle defterlerin mevcut olup olmadığı ve kaybolma olgusunun samimiyeti yönünde hiçbir aktif delil toplama yoluna gidilmediğini,

Gerekçenin aksine müvekkilinin basiretli bir tacir gibi defterlerini süresinde tasdik ederek kullandığını, mahkemenin kabul gerekçesinin hiç bir somut veriye dayanmadığını, kaybın tamamen müvekkilinin iradesi dışında gerçekleştiğini, davanın hak düşürücü sürede açıldığını, şirketin 200.000 TL olan esas sermayesinin yasal düzenlemeler uyarınca 31.12.2026 tarihine kadar asgari 250.000 TL’ye çıkartılması gerektiğini ve bu defter olmadan sermaye artırımı kararı alınamayacağın ve şirketin infisah edeceğini, talebin reddi ile şirketin ticari ve kurumsal faaliyetlerini tamamen kilitlendiğini, şirketi telafisi imkânsız bir infisah ve tasfiye riskiyle karşı karşıya bırakıldığını, zayi belgesinin verilmesinde müvekkilinin korunmaya üstün hukuki yararı bulunduğunu,

Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince, davacı şirkete ait pay defteri için zayi belgesi verilmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü hâlinde mirasçılar bakımından da devam eder.

Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).

Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren bir ay içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanunda “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). Zayi belgesi talebi çekişmesiz yargı işi olduğundan, HMK'nın 385/2.maddesi uyarınca, çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça re'sen araştırma ilkesi geçerlidir.

Davacı vekili dava dilekçesinde; şirketin en son ....Noterliğinin 06.02.2024 tarihli ve ... nolu işlemi ile onaylanan 02.02.2024 tarih ve ... nolu kararının onaylanmasına ilişkin işlemi ve ticaret sicil müdürlüğünün 16.02.2024 tarihli işlemi ile onaylanan yönettim kurulu karar defterinin zayi olduğu ileri sürülmüştür. Şirketin zayi durumunu sicil müdürlüğünde 18.06.2026 tarihinde yapacağı işlem için karar alınacağı sırada fark ettiği ve tüm aramalara rağmen ticari defterin bulunamadığı ileri sürülmüştür. Anılan belgelerden şirketin usulüne uygun şekilde tasdik edilerek kullanılan bir yönetim kurulu karar defterinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

TTK'nın 87. maddesinde zayi belgesi verilebilmesi için aranan zayi halleri tahdidî olarak sayılmamıştır. Zayi olayının, tacirin engelleyemeyeceği bir olaydan ve tacire atfedilecek bir muhafaza kusuru olmaksızın gerçekleşmiş olması yeterlidir. Dosya içerisinde, davacının muhafaza kusuru sebebi ile somut olayın meydana geldiğin dair herhangi bir delil mevcut değildir. Yani talep edenin ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine, kısacası basiretli bir tacir gibi davranmadığına dair bir kanıt yoktur.

Diğer taraftan TTK 64/4. fıkrasında; "Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir. (Ek cümleler:27/12/2020-7262/27 md.) Ticaret Bakanlığı, pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin elektronik ortamda tutulmasını zorunlu kılabilir. Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri saklıdır." düzenlemesine yer verilmiştir. Yasal düzenlemeden yönetim kurulu karar defterinin işletmenin muhasebesi ile ilgili olmayan ticari defterler arasında yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince, somut dosya kapsamına göre talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu karanının kaldırılmasına, talep hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede zayi belgesi verilmesi talebinin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca davanın kabulüyle, davacı şirketin yönetim kurulu karar defterinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesine,

2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri bakımından;

a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının, talebi halinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,

b-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 04.06.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 22.10.2026

KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.ç maddesi uyarınca karar kesindir.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 22/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2011, K. 2026/1869, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2011-e-2026-1869-k-79e30c781829