Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1893 E. 2026/1868 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1893
Karar No
2026/1868
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1893

KARAR NO: 2026/1868

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : (Kapatılan) İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/05/2026

NUMARASI: 2026/275 Esas- 2026/440 Karar

DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi

Zayi belgesi verilmesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkettin tek ortağının ... olduğunu, şirket ortağının .... Şti. unvanlı bir başka şirketi daha olduğunu, her iki şirketin ... ilçesinde faaliyet gösterdiğini, şirket ortağının .... Şti.'nin merkezini 07.01.2026 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanan işyeri değişikliği kararı ile ... taşıdığını, ...'in davacı konumundaki şirketini de ... taşımak istediğinde şirkete ait karar defteri ve şirket pay defterinin olmadığını 06.03.2026 tarihinde tespit ettiğini, tüm aramalara rağmen karar defteri ve pay defterinin bulunamadığını, aynı adresteki diğer şirketin taşınması esnasında defterlerin kayıp olduğunun anlaşıldığını, diğer şirketin taşınması esnasında meydana gelen karışıklık ve esnada şirkete dışarıdan üçüncü kişilerin girmesi nedeniyle meydana gelen bu olaydan müvekkili şirket yetkilisinin yeni haberi olduğunu, karar defterinin ve pay defterinin.... Noterliğinin ....04.2016 tarihli işlemi ile tasdik edildiğini, şirketin tek ortaklı olması nedeniyle pay defterlerinde tüm payların ...'e ait olduğunu, şirketin kuruluşundan bu yana hisse oranlarında ve şirket yetkilisinde bir değişiklik olmadığını, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince tacirin iradesi dışındaki nedenlerle zayi olduğunu ileri sürerek, defterin zayi olduğunun tespiti ile şirket karar defteri ve pay defteri için zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...TTK'nın 82/7. maddesine göre 'bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.'

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/11186 Esas 2016/5704 Karar sayılı .../05/2016 tarihli ilamında da açıklandığı üzere zayi belgesi istenebilmesi için defterlerin muhafazasında tacirin gereken dikkat ve özeni göstermiş bulunması gereklidir. Buna göre, TTK'nun 82/7.maddesi gereğince ticari defter ve belgelerin zayiinin istenebilmesi için öncelikle tacirin saklama yükümlülüğünün usulüne uygun yerine getirip getirmediği, ticari defter ve belgelerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve özenin gösterilip gösterilmediği ve ziyaa uğramanın onun iradesi dışında meydana gelip gelmediği hususlarının irdelenmesi gerekir. Bir başka ifadeyle davacının tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle koruması ve bu konuda basiretli bir tacir gibi davranması gerekir.

Somut olayda davacı taraf tüzel kişi tacir olup, ticari defterlerin muhafazasından basiretli bir tacir gibi mesul olup dava dilekçesinde pay defterinin ve karar defterinin taşınma sırasında kaybolduğunu iddia edilerek zayi belgesi talep edilmektedir. Bilindiği üzere bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri korumak için gerekli özeni gösterme yükümlülüğü bulunmaktadır. Zayi belgesi verilebilmesi için bir tacirin saklama yükümlülüğü olduğu defter ve belgelerin, yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi afet veya hırsızlık nedeniyle ziyaa uğraması gerekli olup, somut olayda ise, talep eden şirket vekilince defterlerin taşınırken kaybolduğu hususunda kesin ve inandırıcı delil ibraz edilmediği gibi davacının tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumadığı (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 15/10/2007 tarih 2006/9938 esas 2007/12819 karar, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 03/12/2014 tarih 2014/13593 esas 2014/18941 karar sayılı emsal içtihatları) anlaşıldığından talep eden şirket tarafından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir (emsal karar için bkz. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2025/889 Esas 2025/800 Karar sayılı ilamı)...." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilin basiretli tacir gibi davranmadığı ve defterlerin yangın sel gibi nedenlerle kaybolması nedeniyle talebin reddine karar verildiğini, ancak zayi olan defterlerin mahiyetinin göz ardı edildiğini, zayi olan pay defteri ve karar defterinin mali konuları içermediğini, bu defterlerin kaybolmasından dolayı doğan herhangi bir hukuki veya mali zarar söz konusu olmadığını, şirketin tek ortaklı olduğunu ve pay defterinde başka ortak bulunmadığını, dava dilekçesinde açıklandığı üzere şirket ortağına ait .... Şti'nin davacı şirketle birlikte ... ilçesinde aynı adreste faaliyet gösterdiğini, HIMG Şirketinin 07.01.2026 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanan işyeri değişikliği kararı ile şirket merkezini ... taşındığını, davacı şirketin de adresinin değiştirilmesi gerektiği sırada anılan defterlerin aranmasına rağmen bulunamadığının 06.03.2026 tarihinde tespit edildiğini, diğer şirketin taşınması esnasında meydana gelen karşılıklık ve üçüncü kişilerin taşıma sürecine katılması nedeniyle defterin zayi olduğunu, bu şekildeki eylemin basiretsiz tacir davranışı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince, davacı şirkete ait pay defteri için zayi belgesi verilmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü hâlinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).

Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren bir ay içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanunda “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir.

Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).Zayi belgesi talebi çekişmesiz yargı işi olduğundan, HMK'nın 385/2.maddesi uyarınca, çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça re'sen araştırma ilkesi geçerlidir.

Davacı vekili dava dilekçesinde; şirketin tek ortaklı olduğunu, ortağa ait davacı şirketle aynı adreste faaliyet gösteren başka bir şirketin 2026 yılında taşındığını, taşınma sırasında üçüncü kişilerin yarımından faydalanıldığını, davacı şirketin de adresinin değiştirilmesi için ticari defterlere ihtiyaç duyulduğunu ve 16.03.3026 tarihinde durumun fark edildiğini ileri sürerek talepte bulunmuştur.

Dosyada bulunan sicil kaydından davacı şirketin 2016 yılında kurulduğu ve tek ortaklı olduğu anlaşılmaktadır. ....Noterliğinin ....03.2026 tarihli cevabi yazısından şirketin genel kurul toplantı ve karar defterinin ....09.2026 tarihinde ... yevmiye ile ortaklar pay defterinin ise aynı tarihli ve ... yevmiye ile tasdik edildiği anlaşılmıştır.

TTK'nın 87. maddesinde zayi belgesi verilebilmesi için aranan zayi halleri tahdidî olarak sayılmamıştır. Zayi olayının, tacirin engelleyemeyeceği bir olaydan ve tacire atfedilecek bir muhafaza kusuru olmaksızın gerçekleşmiş olması yeterlidir. Dosya içerisinde, davacının muhafaza kusuru sebebi ile somut olayın meydana geldiğin dair herhangi bir delil mevcut değildir. Yani talep edenin ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine, kısacası basiretli bir tacir gibi davranmadığına dair bir kanıt yoktur.

Diğer taraftan TTK 64/4.fıkrasında; " Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir. (Ek cümleler:27/12/2020-7262/27 md.) Ticaret Bakanlığı, pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin elektronik ortamda tutulmasını zorunlu kılabilir. Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri saklıdır." düzenlemesine yer verilmiştir. Yasal düzenlemeden pay defterinin işletmenin muhasebesi ile ilgili olmayan ticari defterler arasında yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince, somut dosya kapsamına göre talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu karanının kaldırılmasına, talep hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede zayi belgesi verilmesi talebinin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca davanın kabulüyle, davacı şirketin pay defterinin ve genel kurul toplantı ve müzakere defterinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesine,

2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri bakımından;

a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının, talebi halinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,

b-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 04.06.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 22.10.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1893, K. 2026/1868, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1893-e-2026-1868-k-1135a15ebf79