Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1364 E. 2026/1612 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1364
Karar No
2026/1612
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/1364

KARAR NO:2026/1612

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:12/05/2026

NUMARASI:2025/684 Esas - 2026/533 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ :04/08/2025

İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/10/2026

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin davalıya çeşitli tarihlerde dondurulmuş gıda ürünleri sattığını , ticari ilişki kapsamında 13/08/2024 tarihinde 150 kg, 12/09/2024 tarihinde 150 kg, 01/10/2024 tarihinde 200 kg, 02/10/2024 tarihinde 70 kg Kayseri Etli Bohça Mantısı satışı gerçekleştirildiğini, ürünlerin sevkiyatı ve tesliminin eksiksiz şekilde gerçekleştirildiğini, ilgili işlemlerin irsaliye yerine geçen fatura ile de kayıt altına alındığını, müvekkilinin davalı tarafa satışı ve teslimi yapılan ürünlere ilişkin düzenlenen 13/08/2024 tarih ... numaralı ve 9.847,50-TL, 12/09/2024 tarih ... numaralı ve 9.847,50-TL bedelli fatura, 01/10/2024 tarih... numaralı ve 13.130-TL bedelli fatura, 02/10/2024 tarih ..... numaralı ve 4.595,50-TL bedelli faturaların süresinde ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini davalının itirazın iptalini,davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; dava konusunu İstanbul Anadolu 17.İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasına dayalı faturaların oluşturduğunu, fatura konusu ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, alacağın likit olmadığını, dava konusu faturaya dayalı ürünlerin müvekkiline teslim edildiğine dair irsaliye ve teslim belgesinin bulunmadığını, fatura içeriklerine itiraz edildiğini,ticari defterler üzerinde inceleme yapılmasını savunarak; davanın reddini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI;Mahkemece; alınan bilirkişi raporundan Davacı tarafça dosyaya sunulan ve cari hesap alacağını oluşturduğu belirtilen 4 adet fatura toplamının 37.420,50- TL olduğu, davalı şirketin kendi muhasebe kayıtlarında ... kodlu hesaba 31.12.2025 tarihinde borç bakiyesi olarak işlenen tutarın 36.605,50- TL olduğu ve icra takibinde de bu miktarın talep edildiği, 23.01.2025 icra takip tarihi itibariyle, davacı tarafın davalı taraftan olan cari hesap alacağının, talebe bağlılık ilkesi de gözetilerek 36.605,50 TL olduğunun kabulü gerektiği davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, davalının faturalara GIB sistemi ya da diğer kanallarla itiraz ettiğine dair bir delil bulunmadığı, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, göre bilirkişi tarafından hesaplanan faiz tutarının 5.167,84- TL olduğu,davalının itirazının 36.605,50- TL asıl alacak,5.167,84-TL faiz olmak üzere toplam 41.773,34- TL yönünden iptaline,alacağın (41.773,34 TL) yüzde 20'si oranda hesaplanan icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın kayıtları incelenmekle, müvekkilin ticari kayıt ve belgeleri incelenmeksizin eksik inceleme kapsamında usul ve yasaya aykırı karar verildiğini,Müvekkil şirketin ticari kayıt ve belgeleri incelenmeksizin tek taraflı rapor tanzim edildiğini,Müvekkil ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin yapılması ile devamında eksik hususların giderilmek suretiyle rapor tanzim edilmesini talep ettiklerini ,her ne kadar 8 günlük sürede itiraz edilmemiş ise de çelişik olduğu ve muhasebe kayıtlarının çelişik olduğu tespit edildiğini, iş bu kapsamda ticari cari alacak noktasında fatura alacağının gerçek olmadığı ve sadece kayıtlarına işlediği tespit edilmiştir. Bu kapsamda alacak oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini,alacak likit değildir, sözleşme konusu hizmet sözleşmesi temelli olmakla, faturaların varlığı alacağın likit olduğu manasına gelmediğini, hatalı ve eksik rapor kapsamında verilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesin talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, davacı tarafından davalı aleyhine cari (açık)hesap bakiyesinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK nın 222. Maddesinde; "(1) .. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) " hükümlerine yer verilmiştir.Mahkemece ön inceleme duruşmasının 1 nolu ara kararı ile " her iki tarafın ticari defterlerini 19/12/2025 günü 10:00 saatinde mahkeme kalemine sunmak veya bulunduğu adresi bildirmek üzere iki hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu yeri bildirmediği takdirde defter ibrazından kaçınmış sayılacakları, ibraz edilmeyen kayıtların karşı yanın defterindeki kayıtlara uygun olduğunun kabul edilebileceği" ihtaratı yapılmış ara karar davalı vekilinin yüzüne karşı verilmiştir.Davalı vekili bilirkişi raporuna itirazında; davacının kayıtlarının çelişik olduğunu, müvekkili şirketin ticari kayıt ve belgeleri incelenmeksizin tek taraflı rapor tanzim edildiğini, müvekkil ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin yapılması ile devamında eksik hususların giderilmek suretiyle rapor tanzim edilmesini "talep etmiştir.Mahkemece ticari defterlerin ibrazı gerektiği, aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacağına ilişkin ara kararı davalı vekilinin yüzüne karşı verilmiş, inceleme günü ticari defterlerin ibraz edilmediği gibi mazeret de bildirilmemiştir. Alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından davacının lehine delil olan ticari defterlerinde bulunan kayıtların davacı lehine kesin delil olarak kabulü gerekir. Davacı alacağını ticari defterleri ile kanıtladığı gibi, davalı takibe konu faturaları BA formu ile vergi dairesine beyan etmiştir. Bu halde davalının faturaları tebliğ aldığı, itiraz ettiğini savunmadığı ve bu yolda bir delil ibraz etmediğinden ticari defterlerini ibrazdan taçınan davalı tarafın müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmediğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davacı takip tarihi itibari ile davacının davalı yandan taleple bağlılık kuralı gereği 36.605,50 -TL asıl alacağı bulunduğunu kanıtlamış olup,istinaf nedenleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde itirazın iptaline ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına mahkum edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 2.853,54-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 732-TL harcın mahsubu ile kalan 2.121,54-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,davacı tarafından yapılan 80-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1364, K. 2026/1612, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1364-e-2026-1612-k-9958f4611d3f