Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/2545 E. 2026/3407 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2545
Karar No
2026/3407
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/95 E., 2026/91 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2025/36 E., 2025/86 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü I. DAVA 1. Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2009 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 1 05... parsel sayılı 50.690,95 m² yüzölçümlü taşınmaz, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4. maddesi gereğince orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Yörede 09.08.2023 tarihinde askı ilanına çıkarılan 3402 sayılı Kanun kapsamında orman kadastrosu yapılan ormanlarda 2/B uygulaması ve sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile bu ormanlarda 2/B uygulama çalışmalarının bulunduğu anlaşılmıştır. 2. Asıl davanın davacısı ... dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında 1 05... parselin davalı İdare adına kayıt edildiğini, taşınmazın dedelerinden bu yana kendilerinin tasarrufunda bulunduğunu ileri sürerek, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescilini talep etmiş; bilahare, aşamalardaki beyanlarında orman vasfı ile tapuda kayıtlı 1 05... parselin bir bölümünün kendi tasarrufu altında bulunduğunu ve orman vasfını yitirmiş olduğunu ileri sürerek, bu bölümün 2/B kapsamına alınmasını talep etmiştir. 3. Birleşen davanın davacısı ... dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında 1 05... parselin davalı İdare adına kayıt edildiğini, taşınmazın dedelerinden bu yana kendilerinin tasarrufunda bulunduğunu ileri sürerek, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescilini talep etmiş; bilahare, aşamalardaki beyanlarında orman vasfı ile tapuda kayıtlı 1 05... parselin bir bölümünün kendi tasarrufu altında bulunduğunu ve orman vasfını yitirmiş olduğunu ileri sürerek, bu bölümün 2/B kapsamına alınmasını talep etmiştir. 4. Birleşen davanın davacısı ... dava dilekçesinde; 1 74... ve 9 parsellerin güneydoğu cephesinde yer alan ve 1 15... parsel sayılı orman vasıflı taşınmazın içerisinde gösterilen fındık bahçesinin 2/B alanı içerisinde kaldığını, aynı yerde adına kayıtlı 1 72... parselin kuzey tarafında dereye kadar olan kısmının da kadastro çalışmalarında başkalarına ait 1 72... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bırakıldığını, dava konusu kısımların yüzyıldır kendi kullanımlarında bulunduğunu, yaklaşık 10.000 m²lik kısmın adına tescilini talep etmiş, aşamalardaki beyanlarında ... Mahallesinde kain 1 05... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kullandığı yerler olduğunu, öte yandan tapuda adına kayıtlı olan ... Mahallesi 1 63... parselin güney komşusu olan ve ... Mahallesi içerisinde kalan 1 01... parsel sayılı orman vasıflı olarak tapuda kayıtlı bulunan taşınmaz içerisinde de orman vasfını yitirmiş ve kendi kullanımında olan yerlerin bulunduğunu, bu alanların 2/B kapsamına alınmasını talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davacıların işbu davalarda hukuki yararının bulunmadığını, Hazine adına 2/B niteliği tespiti yapılmayan, kullanım kadastrosuna konu olmayan ve hakkında kullanım kadastro tutanağı düzenlenmeyen bir yer hakkında şerhe yönelik dava açılmasının hukuken mümkün olmadığını, dava şartlarından olan hukuki yarar koşulu olmadığından işbu davaların usulden reddi gerektiğini, davaların süresinde açılmadığını, davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, müvekkili İdareye husumet düşmediğini ve görev itirazının bulunduğunu ileri sürerek, davaların reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davaların reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "... davacıların dava konusu ettiği yerlerin ... ilçesi ... Mahallesi 1 05... parsel sayılı taşınmazın içerisinde kaldığı, dosya arasında alınan yazı cevapları, tapu kayıtları ve 2/B kadastro tutanak suretine göre dava konusu 1 05... parsel sayılı taşınmazın 2/B parseli olmayıp orman vasfı ile 14.11.2009 tarihinde Maliye Hazine adına tescil edildiği ve tespitin kesinleştiği, dava konusu yerlerin bölgede yürütülen 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılma işlemleri sonucunda orman sınırları dışına çıkarılmayıp orman vasfı ile bırakıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere, davacıların, halen orman vasfıyla tapuda kayıtlı olan dava konusu taşınmazın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılarak kendi zilyet ve kullanımında olduğunun tespitini talep etmesinde hukuki yararı bulunmadığı..." gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle asıl ve birleşen davaların usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "...keşif ve uygulama sonucunda davacıların talep ettiği alanın orman sınırları içerisinde kaldığı, davacının orman içinde kalan kısmın 2-B kapsamına alınmasını talep ettiği anlaşıldığından, orman içinde kalan bir yerin, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması için Orman Yönetimini zorlayıcı nitelikte açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı..." gerekçesiyle davacılar ... ve ...'nun istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar ... ve ... temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifle sabit olduğu üzere dava konusu taşınmazların bulunduğu alanın niteliği itibariyle orman olmadığını, orman niteliğini kaybettiğini, kaldı ki 6831 sayılı Kanun'un Ek 16. maddesi ve bu maddeye ek Orman Sınırları Dışına Çıkarma İşlemlerine Dair Yönetmelik kapsamında başvurucunun talebi ile dahi orman sınırları dışına çıkma işlemi yapılabilmekteyken İlk Derece Mahkemesince bu anlamda idareyi zorlayıcı bir karar verilemeyeceğine dair gerekçenin yerinde olmadığını ve verilen kararın usul ve Kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkarılmasının talep edilip edilemeyeceği ve mezkur talepte davacıların hukuki yararlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve ...'nun temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/2545, K. 2026/3407, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-2545-e-2026-3407-k-56240019a832