Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2324 E. 2026/3721 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2324
Karar No
2026/3721
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/532 E., 2025/27 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya ili ... ilçesi ... köyünde bulunan ve dava dilekçesinin ekinde sunduğu krokide (A) harfi ile gösterilen 2.000 metrekare miktarındaki taşınmazda müvekkili yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli ve 2017/510 Esas, 2017/482 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 08.11.2014 tarihli krokili fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1247,89 metrekarelik taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesinin 17.06.2021 tarihli ve 2020/4097 Esas, 2021/5398 Karar sayılı ilamıyla "4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/4. maddesinde düzenlenen zorunlu basın ilanı yapılmadığı gibi taşınmazın niteliği ve sürdürülen zilyetlik konusunda yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı; yörede 1988 yılında orman kadastrosu yapıldığı bildirilmiş ve orman bilirkişi tahditle irtibatlı basit krokisinde taşınmazı orman sınırının dışında göstermişse de, ancak orijinal renkli tasdikli tahdit haritası örneği celp edilmediğinden ve dosyada bulunan orman haritası ile bilirkişinin krokisinde gösterilen orman sınır noktaları itibarıyla uyuşmadığından bilirkişinin taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığı yönündeki tespitinin denetlenemediği, bunun yanında ziraat bilirkişisinin 2014 yılında yapılan keşifte; taşınmazın önce kuru tarım yapılan yerlerden olduğu, 25-30 yıl önce zeytin tarımına geçildiği, imar ihyasının da 25-30 yıl önce tamamlandığını bildirmiş olup bu bilgilerin denetimi bakımından eski tarihli hava fotoğraflarının incelenmediği, bu sebeplerle Mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin tutanaklar ile orman tahdit harita örneği ve yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı getirtilip, yeniden keşif yapılması, anılan eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yerin orman sayılmayan yerlerden olduğu, kesinleşen orman kadastrosu dışında tarım alanında kaldığı, özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu ve taşınmazın çevre tarım arazileri ile benzerlik taşıdığı taşınmazın davacıya ait olup, imar ve ihyasının tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan fen bilirkişisinin 09.08.2023 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.210,66 metrekarelik taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yerin imar planı içerisinde kalıp kalmadığı araştırılmadığı, davacının imar ve ihya işleminin nasıl ve ne şekilde yapıldığını ispat edemediği, bilirkişi raporları eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle hazırlandığı ve imar-ihya ile taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2324, K. 2026/3721, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2324-e-2026-3721-k-43db38eeb1c9