Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3792 E. 2026/3715 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3792
- Karar No
- 2026/3715
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2356 E., 2025/592 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/114 E., 2021/111 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Mersin ili ... İlçesi .... köyünde bulunan 1266 parsel sayılı taşınmaz 41.082 m² yüzölçümüyle ve ham toprak vasfıyla 10.06.2010 tarihinde Hazine adına ihdasen tescil edilmiştir. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ...'ın mirasçıları olduklarını, müteveffa ...'ın vefat tarihi olan 10.10.1994 tarihine kadar uzun yıllar boyunca bizzat kendi emeği ve sermayesi ile ... Mahallesi 1266 parselde bulunan taşınmazı imar ve ihya edip, tarıma elverişli hale getirdiğini, vefatı itibarıyla dava konusu taşınmazın mirasçı müvekkillerine intikal ettiğini, müvekkillerinin 70 yıldan fazla süredir dava konusu taşınmaza malik sıfatıyla zilyet olduklarını,1974 yılında yapılan kadastro sırasında taşınmazın tescil harici bırakıldığını, müteveffa ...'ın dava konusu taşınmazın Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarih arasında 20 yıl geçmediğinden bahisle red edildiğini, bu kez Hazine tarafından 26.09.2007 tarihinde dava konusu taşınmazın tapu kaydının Hazineye tescili talebiyle Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/612 Esas sayılı dosyasının açıldığını, Mahkemece yapılan yargılama
sonucunda 2010/611 sayılı karar ile davanın reddedildiğini ve hükmün 25.02.2011 tarihinde kesinleştiğini belirterek, 1266 parseldeki 41.082,00 m² olan ham toprak niteliğindeki taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında kalan 38.606,60 m²lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı müvekkiller adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili ve Toros Belediye Başkanlığı vekili tarafından ayrı ayrı sunulan cevap dilekçelerinde; taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini, muris...'nın vefatı sonucu davacıların müteveffanın mirasçısı olarak, dava konusu taşınmaza 40-50 yılı aşkın bir süredir zilyet sıfatı ile malik olduğunu iddia etmekteyse de tapu kütüğüne kayıtlı bir taşınmaza zilyetlik yoluyla malik olunması ve zamanaşımı yoluyla iktisabının da mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza ilişkin muris tarafından açılan 1992/316 (bozma sonrası 1999/392) Esas sayılı ilk tescil davasının 20.10.1999 tarihinde kesinleştiği, mirasçılar tarafından açılan 2022/1352 Esas sayılı ikinci tescil davasının ise 21.10.2005 tarihinde kesinleştiği, mirasçılar tarafından açılan işbu davanın ise 18.03.2019 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, ilk davanın kesinleşmesi ile ikinci davanın açılması arasında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesinde öngörülen 20 yıllık kanuni kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı gibi ikinci açılan dava ile işbu açılan dava arasında da 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesinde öngörülen 20 yıllık yasal kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı, böylece davacıların kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle zilyetlikle iktisap şartlarını taşımadığı, İlk Derece Mahkemesince zilyetlik yönünden her ne kadar hatalı değerlendirme ile Hazine tarafından açılan Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/612 Esas sayılı dosyasına göre bir değerlendirme yapılmış ise de kararın sonuç itibarıyla doğru olduğu kanaatine varılarak davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bahsi geçen davanın davacıları ile eldeki davanın davacılarının ve dava konusunun aynı yer olduğunu, dolaysı ile daha önce açılıp reddedilen davanın niza oluşturmayacağını, müvekilleri dışında taşınmaza zilyet olan bulunmadığını zilyetliğinin kesintisiz devam ettiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.