Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2620 E. 2026/3711 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2620
Karar No
2026/3711
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1414 E., 2024/1562 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/344 E., 2022/55 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışması sırasında, Mardin ili ... ilçesi ... Mahalllesinde bulunan 1230, 12 31... parsel sayılı sırasıyla 26649 m², 10930 m² ve 4028 m², yüzölçümlü taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla/bağ vasıfları ile davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili ana dosyaya sunduğu dava dilekçesinde; 12 30... parsel sayılı taşınmazların, birleşen dosyaya sunduğu dava dilekçesinde ise 1310 parsel sayılı taşınmazlarda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebine dayalı taşınmaz edinim şartları oluşmadığı halde davalı adına tespitinin yapıldığını ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline ve Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlar için lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahkemece yapılan keşif alınan bilirkişi raporları ve hava fotoğrafı incelemelerine göre kadastro tespitinin yapıldığı 2016 yılına kadar davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebine dayalı olarak taşınmaz edinim koşulları oluşmadığı " gerekçesiyle davanın kabulüne, 1230, 1310 parsellerin tamamı ile 1231 parselin 10.03.2022 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen kısımlarının orman vasfı ile 1231 parselin aynı raporda (B) harfi ile gösterilen kısmının ise hali arazi vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre 12 30... parsel sayılı taşınmazlar ile 1231 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 3376,19 m² yüzölçümlü kısmı yönünden, hava fotoğraflarının stereoskopik incelemesine dayalı orman bilirkişi raporundan; dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, dava konusu 1231 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 7554,12 m² yüzölçümlü kısmı yönünden, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olmadığı ancak jeodezi bilirkişi raporundan; hava fotoğraflarının incelenmesinde dava konusu taşınmazda 1953 yılında tarımsal faaliyet olmadığı, imar-ihyanın olmadığı, 1973 yılında tarımsal faaliyet olduğu, imar ihyanın olduğu, 1984 yılında ise tarımsal faaliyetin olmadığı, 2002 yılında tarımsal faaliyetin olduğu, ziraat bilirkişi raporundan; dava konusu taşınmazın keşif günü üzeri sürülmüş, taşları toplanmış olduğu, imar-ihya yapıldığı, tarım yapılan kuru tarım arazisi vasfında olduğu, keşif mahallinde dinlenen tespit bilirkişilerince parselin 10-15 yıldır bağ olarak kullanıldığı, 5-6 yıl öncesinde tarla olarak boş olduğu, tarımsal faaliyet yapıldığına şahit olmadıkları belirtilmekle tespit tarihine göre aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğin bulunmadığı, bu haliyle; taşınmazda kazanım koşullarının oluşmadığına ilişkin İlk Derece Mahkemesince varılan sonuçta bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 1985 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakıldıklarını, orman kadastrosunun kesinleştiğini ve taşınmazların orman sınırları dışında kaldığını, raporların yetersiz olduğunu 1231 parsel sayılı taşınmazda hava fotoğraflarına göre tarımsal faaliyet bulunduğunun açıkça belirtildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın Hazineye intikali gereken veya kamu orta malı nitelikli yerlerden olup olmadığı, davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı sebebiyle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2620, K. 2026/3711, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2620-e-2026-3711-k-6f5f6d0e1453