Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6884 E. 2026/3687 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6884
- Karar No
- 2026/3687
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1085 E., 2025/1013 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/15 E., 2023/22 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 240 parsel sayılı 4.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 41... parsel numarasıyla ve 4.529,75 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı adına tapuya kayıtlı bulunan eski 114 parsel sayılı 8.150,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 41... parsel numarasıyla ve 8.521,21 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü ileri sürerek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ilk tesis kadastrosu tespitinden beri taşınmazda değişiklik olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "yapılan keşif, alınan beyanlar, dosya kapsamındaki bilimsel ve resmi deliller ile gerekçeye esas alınabileceği görülen 22/05/2023 havale tarihli bilirkişi raporu çerçevesinde uygulama kadastrosunda eski 240 ve eski 114 parsellerin müşterek sınırının ilk tesis kadastrosundaki ölçü krokisi ile orjinal ölçü değerlerine ve bu değerlerle uyumlu ilk tesis kadastrosu paftasına uygun olarak belirlenmediğinin görüldüğü, ilk tesis kadastrosuna zaman bakımından en yakın olan 1980 tarihli hava fotoğrafındaki sınırların da ilk tesis kadastrosu paftasına ve orjinal ölçü değerlerine uyumlu olmasına rağmen uygulama kadastrosunda belirlenen sınırların söz konusu resmi belgelere uymadığı gibi hava fotoğrafı gibi bilimsel bir belgede belirlenen sınır ile de uyumlu olmadığının görüldüğü, davaya konu parsellerin ölçü krokisi ve orjinal ölçü değerleriyle paftalarının birbiriyle uyumlu olduğu görülmekle bu belgeler arasında irtibatlandırılabilecek teknik hata bulunamadığı, ilk tesis kadastrosu paftasıyla orjinal ölçü değerleri ve hava fotoğrafları ile uyumlu olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazlara ait uygulama tespitlerinin iptali ile 22.03.2023 havale tarihli fen bilirkişi raporuna eki krokide; (A) harfi ile gösterilen 360,21 metrekare yüzölçümündeki kısmın 1 41... (eski 114) numaralı parselden çıkarılıp 1 41... (eski 240) numaralı parsele eklenmesine, bu şekilde 1 41... (eski 240) numaralı parselin 4.889,96 metrekare olarak; 1 41... (eski 114) numaralı parselin ise 8.161,00 metrekare olarak tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "İlk Derece Mahkemesince toplanan deliller, yapılan keşif, teknik bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, mahallinde icra edilen keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinden krokilerin izlenebildiği, rapor içeriğindeki açıklamalara ve bu raporda yapılan çakıştırmalara göre, bölgede tesis kadastrosunun 1980 yılında takeometrik yöntemle yapıldığı, hava fotoğraflarının tamamında dava konusu eski 2 40... ada 92 parsel ile dava konusu eski 1 14... ada 93 numaralı parsellerin ilk tesis kadastro çalışmalarında paftaya atlık oluşturan takeometrik ölçü sınırları ile pafta sınırları ve hava fotoğrafındaki sınırların uyumlu olması ve 22/2-a çalışmalarında oluşturan iki parsel arasındaki müşterek sınırlarının uyumlu olmadığından, dava konusu 1 41... ve 93 numaralı parsellerin arasında bulunan müşterek sınırlarının ilk tesis kadastro çalışmalarında oluşturulan takeometrik ölçü ile oluşturulan sınırdan alınmasının gerektiği, dava konusu parsellerin zeminde TUSAGA-Aktif (CORS) TR yöntemi kullanılarak yapılan ölçüleri ile yenilemeden önceki ilk tesis kadastrosu sırasında oluşan, ölçü, sınırlandırma krokileri ve kadastro paftaları, dava dosyasına giren hava fotoğrafları, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında, oluşturulan ölçü, sınırlandırma krokisi ve oluşturulan paftalarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a çalışmalarında sınırlandırma hatası yapıldığı, dava konusu, eski 2 40... ada 92 parsel ile eski 1 14... ada 93 parseller arasında yapılan 22/2--a çalışmasının uygun yapılmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ve hükmün de infaza elverişli olduğu" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin ihale yoluyla taşınmazı aldığını ve dava tarihine kadar da doğal sınır olarak akdedilen dere bulunan taşınmazı nizasız kullandığını, müvekkilinin kendi kusuruyla davaya sebebiyet vermediğini, yargılama giderlerinin müvekkili üzerinde bırakılmasının hukuka ve hakkaniyete uygun düşmediğini, dava dilekçesinde davacının 500,00 metrekare yeri istemesine ancak yargılama sonucu 360,21 metrekareye hükmedilmesine rağmen kısmen kabul edilen davada lehlerine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.